KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9560 E., 2013/9330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2013
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 160 ada 12 parsel sayılı 3540,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ve tutanağının beyanlar hanesinde üzerindeki bahçe duvarı, iki adet kerpiç ev ve kerpiç mutfağın 1970 yılında İsmail Karpuz tarafından yapıldığı belirtilmek suretiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş, yapılan bu tespit 05.04.1990 gününde kesinleşmiştir. Davacı ...'un 21.12.2005 günü davalı Hazine aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptal ve tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesince dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, dava konusu 160 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi hükmünde Kadastro Mahkemelerinin görevinin taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı açıklanmıştır. Kadastro Mahkemeleri kural olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkartıldıktan sonra, askı ilan süresi içinde ve tespitten önceki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmakla görevlidir. Tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlara ilişkin davalarla, tutanaklar kesinleştikten sonra açılan davalara ve tespitten sonraki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmak Kadastro Mahkemelerinin görevi dışında kalıp, genel mahkemelerin görevine girmektedir. Görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Somut olaya gelince; davacı davasını taşınmazın kadastro tespit tarihinden sonra olan 21.12.2005 günü Asliye Hukuk Mahkemesinde açmış, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmiştir. Dava konusu taşınmazın askı ilanı ise 05.03.1990-04.04.1990 tarihleri arasında yapılmış, tutanağında yer alan şerhe göre ise askı ilan süresi içinde dava açılmadığından taşınmazın tespiti 05.04.1990 gününde kesinleşmiştir. Kısaca davacı davasını 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra açmıştır. Bu hale göre davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesi olanaksızdır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkemece davanın 30 günlük askı ilan süresi geçtikten sonra açıldığı belirlenip görevsizlik kararı verilmesine rağmen tutanak aslı dosyaya gönderilen 160 ada 12 persel sayılı taşınmaza ilişkin tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Tapu Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde dava konusu 160 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz,
davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu bendinin a bölümünün 2 ve 3.satırlarında yazılı bulunan “parselin davalı Maliye Hazinesi adına TESPİT GİBİ TESCİLİNE” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9560, K. 2013/9330, 21 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama