KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2012/9603 E., 2013/5485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2013
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile yenisinin verilmesine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan yasal duruma göre belirlenir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açılır. Ve yine aynı Kanunun 496. maddesi hükmüne göre de, alt soyu bulunmayan miras bırakanın mirasçıları anne ve babasıdır. Bunlar eşit olarak mirasçılardır. Miras bırakandan önce ölmüş olan anne ve babanın yerlerini her derecede halefiyet yoluyla kendi alt soyları alır.
Davacı, Fransa Vatandaşı Venetta Skiada Nee Chourdouvalis annesi Mariya ile miras bırakanın baba bir kardeş olduklarını ve başka mirasçı bulunmadığını ileri sürerek kendisinin mirasçı olduğunu gösterir mirasçılık belgesinin verilmesini talep etmiştir.
Dosya içeriğinden miras bırakan İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Tomtom Mahallesi Cilt-39, Hane-1112’de nüfusa kayıtlı Yorgi Nikola Teoharidu’nun 15.01.2009 tarihinde dul ve çocuksuz olarak öldüğü, miras bırakanın etabli öncesinde İstanbul Beyoğlu Firuzağa Mahallesinde eski Cilt 44, Hane 7’de kayıtlı iken etabli sonrası 14.08.1932 tarihinde mevcut haneye tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece dosyadaki belgeler ile bilirkişi raporları gözetilerek davacının mirasçı olduğu benimsenerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı taraf her ne kadar annesi Mariya’nın ölümü ve geriye mirasçı olarak eşi ve kendisinin kaldığına ilişkin Paris Belediyesi’nden alınan “Miras Belgesi” başlıklı yazıya dayanmış ise de; bu belgenin Fransa Mahkemelerinden veya Nüfus Müdürlüğünden verilmiş bir belge niteliğinde olmaması, yöntemine uygun şekilde onaylanmamış olması nedeniyle hükme esas alınması mümkün değildir.
Davanın sonucuna etkili kayıtlar getirtilmeden ve davacının delilleri sorulup saptanmadan ve gösterilecek deliller toplanmadan eksik araştırma ile hüküm verilemez.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/9603, K. 2013/5485, 3 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama