KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10002 E., 2013/17296 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2013
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1- Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.02.2001 tarihinden itibaren 8 yıla yakın çalıştığını, işten çıkarılmasına rağmen, sonraki dönemde tekrar işe başlatıldığını ve 4 ay daha çalıştığını, 29.04.2009 tarihinde haklı bir neden gösterilmeden işveren tarafından işten çıkartıldığını, alacaklarını aldığına dair herhangi bir belge de imzalamadığını, kendisine herhangi bir tazminat ödenmediğini, fazla mesaileri ile bir aylık ücretinin verilmediğini, resmi bayramlarda çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil ve ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işi terk ederek iş akdini feshettiğini, buna rağmen işe iade davası açtığını, davalı şirketin 22.06.2009 tarihli ihtarnameyi göndermesi üzerine davacının yeniden işe başladığını, işe başlamasıyla 26.06.2009-02.09.2009 tarihleri arasında daha önce kullanmadığı 68 günlük ücretli izninin kullandırıldığını, izin alacağının kalmadığını, davacının 16-17-18 ve 23.09.2009 tarihleri arasında mazeret bildirmeden işe gelmemesi üzerine,
hakkında gelmediği günlere ilişkin tutanak tutularak Malatya 1.Noterliğinin 24.09.2009 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, ihtarnameyle işe gelmemesinin haklı bir sebebi olup olmadığının bildirilmesinin istenildiğini, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiğini, ancak işverene davacının keşide ettiği Malatya 1.Noterliğinin 17.09.2009 tarihli ihtarnamesinin ulaştığını, söz konusu ihtarnamede işçinin iş sözleşmesini kendisinin feshettiğinin yazılı olduğunu,
davacının daha önce Malatya İş Mahkemesinin 2009/369 Esas sayılı dosyasıyla açmış olduğu işe iade davasının Mahkeme tarafından “kendisinin iş sözleşmesini feshetmesi nedeniyle” reddedildiğini, ayrıca işbu davayla talep ettiği kıdem ve ihbar tazminatlarının daha önceki sözleşmeyi kendisinin feshetmesi nedeniyle talep etmesinin mümkün olmadığını, bu konuda kesin hüküm bulunduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Malatya Bölge Müdürlüğü’ne yaptığı 16.09.2009 tarihli şikâyet dilekçesinde, Malatya 1. Noterliğinin 17.09.2009 tarihli 20535 yevmiye numaralı noter ihtarnamesinde “izin dönüşü işe başlamasıyla kendisinin örgü işletme bölümünden alınarak yükleme bölümüne verildiğini, bunun üzerine işe başlama saatinin 07.00’den 09.00’a değiştiğini, bunun sonucu olarak işyeri servisinden faydalanamayıp kendisini ek masraf çıktığını, ayrıca daha önceki ücretinin asgari ücretin üzerinde olduğunu, ancak ücretinin de düşürüldüğünü,
bunun düzeltilmesi için işverene başvurması üzerine 15.09.2009 tarihinde kendisine hakaret ve küfür edildiğini, bir gün sonra işyerine gelip eşyasını almak suretiyle iş sözleşmesinin sona erdiğini” belirttiği, davalı tarafın bu iddianın aksini kanıtlayacak belge sunmadığından bilirkişi raporundaki gibi kıdem tazminatı alacağı olduğu, iş sözleşmesinin koşullarında esaslı değişiklik yapılıp yapılmadığı,
işçinin düzeltme istemesi üzerine kendisine işveren ya da vekili tarafından küfür ve ağır sözler sarf edilip sarf edilmediği konularında, Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 24.11.2009 tarihli 136 sayılı raporu ve davacının iddiası dışında sonuca varmaya yeterli delil olmadığından,
iş sözleşmesinin kim tarafından ve hangi sebeple sona erdirildiği konusunda çok açık bir kanaate varılamadığından davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği, davacının bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışma ücreti alacağının olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı ve fazla mesai ücreti talebinin kabulüne, ihbar tazminatı ve ücret alacağı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının Bölge Çalışma Müdürlüğündeki beyanı karşısında Mahkemece ihbar tazminatının reddine karar verilmesi doğrudur. Ancak Mahkemece karar gerekçesinde iş akdinin kim tarafından feshedildiğinin belirlenemediği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebi kabul edilmiş ise de Mahkemece feshin kim tarafından yapıldığı ve haklı olup olmadığı konusunda Mahkemece değerlendirme yapılması gerekir. Ayrıca dosyadan davacının davalıya karşı işe iade davası açtığı, dava devam ederken davalı işyerinde tekrar çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup Mahkemece işe iade dosyası getirtilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2-Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davacının Malatya İş Mahkemesinin 2009/437 E. sayılı dosyasında tanık olarak dinlendiği, davacının beyanında davalı işyerinde üç vardiya halinde çalışıldığını, fazla mesainin arada bir yapıldığını, yapıldığında ücretinin ödendiğini beyan ettiği belirtilmiş olmakla davacının ilgili dosyadaki beyanı getirtilerek davacının Mahkeme önünde böyle bir beyanı olması halinde bu beyanının kendisini bağlayacağı göz önünde bulundurulmak suretiyle davacının fazla mesai talebinin değerlendirilmesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10002, K. 2013/17296, 24 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama