KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10173 E., 2013/12957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
541 kelime·3 dk okuma
Davacı-Karşı Davalılar-Karşı Davacılar : 1-... Damper Mak.San.Tic.A.Ş. 2-... 3-... 4-... 5-... vekilleri Av.... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacı vekili tarafından Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz edenler davacı ... vekili Av. ... ve davalı ... ...Damper Mak.San. Tic.A.Ş., ..., ... ve ... vekili Av....geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalılar-karşı davacıların tüm, davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalılar ile yaptığı 2 yıl süreli sözleşmeye istinaden çalışırken taraflar arasındaki aktedilen sözleşmenin 4.maddesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeni ile iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacı iddialarının asılsız olduğunu, sözleşme ile kendisine yüklenen yükümülülükleri yerine getirmediğini, istifa ederek işten ayrıldığını savunarak davanın reddini, karşı dava olarak da davacı işçinin 2 yıl süreli sözleşmenin 9.maddesine aykırı biçimde süre dolmadan işten istifa ederek ayrılması nedeni ile öngörülen cezai şartın tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece davacı işçinin davasının kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesinin 27/06/2012 tarihli ilamı ile sair temyiz itirazları reddedilip taraflar arasındaki sözleşmenin belirli süreli yapılmasını gerektirecek objektif esaslı nedenlerin neler olduğu araştırılmadan akdin belirli süreli olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğu ayrıca iş akdinin belirsiz süreli olduğunun kabulü halinde cezai şart isteminin reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, taraflara iş akdinin belirli süreli yapılmasını gerektirir objektif esaslı nedenlerin neler olduğuna dair delillerini bildirmeleri için süre vermiş, her iki taraf vekili de beyanda bulunmuştur.
Mahkemece bozma sonrası iş sözleşmesinin belirli süreli yapılmasını gerektiren objektif şartların neler olduğuna dair tarafların beyanda bulunmaktan başka delil sunmamaları nedeni ile iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğu kabul edilmiş ve davacı işçinin cezai şart talebi reddedilmiştir.
Davacı işçinin cezai şart talep edip edemeyeceği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır.
Mahkemece iş akdinin belirsiz süreli olduğu kabul edilerek davacı işçinin cezai şart talebi reddedilmiş ise de, taraflar arasında yapılan 2 yıl süreli iş sözleşmesinin 2 yıllık süresi dolmadan feshedildiği sabittir. Sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 9.maddesinde ise tarafların sözleşme ile üstlendikleri yükümlülükleri ihlal etmeleri halinde yükümlülüğünü ihlal eden tarafın karşı tarafa cezai şart ödeyeceği hükme bağlanmıştır.
Davalılar sözleşme ile üstlendikleri davacı işçi yararına olan yükümlülükleri ihlal ettikleri ispat edildiğine göre davacı işçinin cezai şart isteme hakkı doğmuştur. Bu nedenle hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesap edilen cezai şart (ceza koşulu) alacağından mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 161/son, 6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca uygun bir indirim yaparak hüküm altına alınmalıdır. Yazılı gerekçe ile talebin reddi hatalıdır.
O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10173, K. 2013/12957, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama