KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10206 E., 2013/16680 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ücretlerinin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle işveren tarafça sonlandırdığını, herhangi bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, işveren tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı belirtilerek kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, talep edilen diğer alacaklar bakımından ise bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı taraf aylık net 1.200,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmektedir. Davacı tanıkları davacı iddiasını doğrulamışlardır. Davalı tanıkları, ücret + prim ile çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı taraf ise, davacının bordrolarda olduğu gibi asgari ücret + prim karşılığı çalıştığını savunmaktadır. Davalı vekili dosyaya bir kısım imzalı bordrolar sunmuştur.
Mahkemece, emsal ücret araştırması yapılmaksızın, davacı iddiası ve davacı tanık beyanlarına itibar edilerek bilirkişi raporundaki seçenekli hesaplamalardan, aylık net 1.200,00 TL ücrete göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Yapılacak iş; davacının çalıştığı işyeri nazara alınarak, davacının ünvanı, kıdemi ve prim + ücret ile çalıştığı açıkça belirtilmek suretiyle daha detaylı şekilde sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve özellikle meslek odalarından emsal ücret araştırması yapmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının aldığı ücreti belirlemek, işçilik alacaklarının bu ücrete göre hesaplatmaktır.
Mahkemece davacı ve davacı tanık beyanları esas alınarak ücretin aylık net 1.200,00 TL olduğunun kabulüyle sonuca gidilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10206, K. 2013/16680, 10 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama