KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10212 E., 2013/6813 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, ...’nın şirkete ait Hendek-Sakarya adresinde ve Tuzla-İstanbul adreslerinde ki işyerleri için yetki tespiti yapıldığını, Bakanlıkça İşletmede başvuru tarihi itibariyle 443 işçi çalıştığı, bunlardan 231'inin anılan sendika üyesi olduğu, sendikanın çoğunluğu sağladığının bildirildiğini, anılan tespitin gerçek durumu yansıtmadığı, Akpa Alüminyum Plastik San. Tic. Ltd.Şti'ne ait toplam 3 adet işyeri olduğu bu işyerlerinden Hürriyet Mah. Dr. Cemil Bengü Cad.
No:6, Çağlayan-Kağıthane- İstanbul, adresinde kurulu 246130202101191203321-000 SGK sicil nolu merkez işyerinin, çoğunluğun belirlenmesinde dikkate alınmadığı gibi diğer iki işyerinde çalışan işçi ve ... üye sayısının gerçeği yansıtmadığı, Çağlayanda ki işyerlerinin işkolunun bakanlıkça yanlış belirlendiği bildirilerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 11.11.2012 tarih ve B.13.0.ÇGM. 0.12.02.00/592/13118 sayılı yetki tespitine ilişkin kararının iptalini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde, davacı tarafından şirkete ait üç adet işyeri bulunduğu işyerlerinden "Hürriyet Mh. Doktor Cemil Bengü Cd. No:6 Çağlayan/İSTANBUL" adresinde kurulu olan Merkez işyerinin, çoğunluğun belirlenmesinde dikkate alınmadığını ileri sürmekteyse de.
6356 sayılı Yasa'nın 5.maddesinde yetki süreci başladıktan sonra işkolu tespit talebinin ve buna ilişkin davaların bekletici mesele sayılmayacağının belirtildiğini,davacının tespit talebinde sayılmayan İstanbul'da kurulu merkez işyerinin aynı işkoluna girdiğine ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, Bakanlıkça yapılmış kesinleşen işkolu tespit kararı bulunmadığından davacının bu konudaki itirazlarının yerinde olmadığını, Bakanlığın yaptığı tespitin doğru olduğunu işyerinde 443 işçiden 231 kişinin sendika üyesi olduğu ve sendikanın çoğunluğu sağladığını açıklayarak davanın reddini istemiştir. ... davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Bakanlığın yetki tespiti kararının doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında Çağlayan/ İstanbul adresinde kurulu olan Merkez işyerinin hangi işkoluna girdiği, bu anlamda merkez işyerinin şirketin aynı işkolunda kurulu diğer iki işyeri ile birlikte işletme kapsamında yer alıp almadığı, sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olup olmadığı konularında uyuşmazlık vardır.
Öncelikle 6356 sayılı Yasa'nın geçici 6/3). maddesinde “Ocak 2013 istatistiklerinin yayımlandığı tarihe kadar, (26 Ocak 2013 tarih ve 28540 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı) Bakanlığa yapılmış olan yetki tespit başvuruları ile taraf oldukları bu Kanunun yürürlüğünden önce imzalanmış Toplu İş Sözleşmesi Ocak 2013 istatistiklerinin yayımı tarihinden sonra yetkisi sona erecek olan sendikaların,
bir sonraki toplu iş sözleşmesiyle sınırlı olmak üzere yapacakları yetki tespit başvuruları mülga 2822 sayılı Kanunun 12 nci maddesine göre Bakanlıkça yayımlanmış Temmuz 2009 istatistiklerine ve mülga 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılır.
(Ek cümle: 10.01.2013 - 6385 S.K./20. md.) Ancak, en son yayımlanan 2009 istatistiğinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi için başvuru hakkına sahip işçi sendikalarının 7/11/2012 tarihinde ve sonraki bu fıkraya göre yapacakları yetki tespit talepleri, 41 inci maddede yer alan işyeri veya işletme çoğunluğu şartlarına göre sonuçlandırılır.” düzenlemesi yer almakta olup, somut olayda yetki başvuru tarihinin 30.07.2012 olması sebebi ile uyuşmazlığın 2822 sayılı Kanunda belirtilen hükümlere göre sonuçlandırılması gerekir.
2822 sayılı TİSGLK’nun 3. maddesinin 2. fıkrasında bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabileceği, bu kanun anlamında bu sözleşmeye işletme toplu iş sözleşmesi denileceği belirtildikten sonra,
kamu kurum ve kuruluşlarına ait müessese ve işyerleri ayrı tüzel kişiliğe sahip olsalar dahi bu kurum ve kuruluşları için tek bir işletme toplu iş sözleşmesi yapılacağı hükme bağlanmıştır.2822 sayılı Yasa'nın 3. maddesinde işletme toplu iş sözleşmesinin hangi hallerde yapılabileceğinden hareketle işletmenin tanımı yapıldığından aynı gerçek veya tüzel kişiliğe ait aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması halinde söz konusu işyerlerinin bir işletme oluşturduğu kabul edilmektedir.
Buna göre aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinin bulunması olgusu işletmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden bu işyerlerinin aynı işkolunda kurulu ancak birbirinden bağımsız işyerleri olması gerekir.
Somut olayda dava dilekçesi ve dosya kapsamından anlaşılacağı şekilde, uyuşmazlık konuları arasında yetki tespitin iptali ile birlikte, Çağlayan/İstanbul adresinde kurulu olan Merkez işyerinin İşkolları Tüzüğünün hangi sıra numarasına girdiğinin de belirlenmesi yer almaktadır. Bu halde uyuşmazlıkta 2821 sayılı Sendikalar Yasası'nın 4’üncü (6356 sayılı Yasa'nın 5) maddesinin uygulanması da söz konusu olmaktadır.
Bu maddeye göre bir işyerinin girdiği işkolunun tespiti ...'nca yapılır. ...’nın Resmi Gazete'de yayımlanan tespit kararına karşı ilgililer 15 gün içerisinde dava açabilirler. Bu halde öncelikle davacı tarafa şirkete ait işyerlerinin işkolunun tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurması için süre verilmeli yapılan başvuru ve bu tespit sonucu ön mesele yapılarak işkolu tespit başvurusunun sonucuna göre işin esası çözüme kavuşturulmalıdır.
İşkolu tespiti prosedürü tamamlandıktan sonra sonucuna göre; somut olayda çözümlenmesi gereken konu, 2822 sayılı Yasa'nın 3/2. fıkrasında belirtilen “Bir gerçek ve tüzelkişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerine sahip bir işletmede ancak bir toplu iş sözleşmesi yapılabilir. “ tanımına uygun aynı işkolunda kurulu birden çok işyerinden oluşan bir işletme olup olmadığı, tespit edilmelidir.
Öte yandan, 2821 sayılı Yasa'nın 60. maddesinin ikinci fıkrasında. "Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerde asıl işin dahil olduğu işkolundan sayılır..." ve 6456 sayılı Yasa'nın 4/2. maddesinde “Bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işler de, asıl işin girdiği işkolundan sayılır.” denilmektedir. Asıl işin görülmesi bakımından doğrudan doğruya yardımcı olan ve o işi tamamlayan nitelikte işler asıl işe yardımcı işler olarak nitelendirilmektedir.
O halde; işyerlerinden Hendek-Sakarya ve Tuzla-İstanbul adreslerinde ki işyerlerinde üretim yapılmakta, Çağlayan/ İstanbul adresinde kurulu olan Merkez işyerinde de ise, fabrikada çalışan işçiler ve üretilen ürünler ile ilgili muhasebe ve büro işleri görülmekte ise, bu durumda şirket merkezi ile fabrika işyerlerinde yapılan işlerin aynı işkolunda kurulu ayrı işyerleri olmayıp nitelik itibarıyla birbirini tamamlayan işler olacağından, dolayısıyla merkez işyerinde yapılan işler yardımcı iş niteliğinde olup asıl işin olan üretim yapılan işyerlerinin girdiği işkolunda sayılması gerekecektir.
O halde, işyerleri için yapılacak işkolu tespiti sonucuna göre aynı işkolunda kurulu farklı işyerlerinin varlığı kabul edilir ise üç işyeri birlikte işletme kabul edileceği için işçi sayısının tespitinde üç işyeri birlikte değerlendirilecektir.
Yine yapılacak tespit sonucuna göre merkez işyerinde görülen iş asıl işe yardımcı iş kabul edilir ise, merkez işyerinin asıl işi tamamlayan bir yapısının bulunması nedeniyle, aynı işkolunda farklı bir işyeri oluşturmayacağı için fabrika işyerleri ile birlikte değerlendirilecek ve bağımsız varlığı olmadığı için üretim yapılan iki işyeri ile birlikte değerlendirilecektir.
Yani merkez işyerinde üretim yapılan işyerinde görülmekte olan işlere yardımcı ve onu tamamlar nitelikte işler yapıldığı anlaşılması halinde üç işyerinde oluşan işletme olmamakla birlikte üretim biriminin olduğu Hendek-Sakarya ve Tuzla-İstanbul adreslerinde ki işyerleri ve büro işlerinin yapıldığı Çağlayan/İstanbul adresindeki işyerlerinde çalışan işçiler birlikte değerlendirilerek çalışan işçi sayısının tespiti gerekecektir.
Ancak bütün bu tespitlerin yapılabilmesi için bekletici mesele kabul edilecek olan, işkolu tespit kararına ihtiyaç vardır.
Mahkemece davacıya İşkolu tespit başvurusu için süre verilip sonucu beklenmeden ve yukarıda açıklandığı şekilde bir değerlendirmeye tabi tutulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10212, K. 2013/6813, 16 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama