KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10249 E., 2013/18286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
Karar Metni
745 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 185 ada 33 parsel sayılı 416,20 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya,kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve bağışlamaya dayanılarak davalılar ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmış, yargılama sırasında satın almaya ve tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 1/4 payının davacı ...,1/4 payının davalı ..., 2/4 payının ise davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş;hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 185 ada 33 parsel sayılı taşınmazın öncesinde tarafların miras bırakanları olan ... ve ... ...'a ait olduğu,tarafların miras bırakanlarının ölümü üzere davanın taraflarının aralarında takas yaptıkları ve bu takas sonunda dava dışı 186 ada 36 parsel sayılı taşınmazın davacı ...'a bırakıldığı,dava konusu taşınmazın ise taraflar arasındaki takas uyarınca davalı tarafa bırakıldığı,takas sözleşmesinin yapıldığı tarihten tespit tarihine kadar olan zaman süresinde dava konusu taşınmazın davalı yanın zilyetliğinde bulunup tespit tarihine kadar taraflar arasında herhangi bir nizada yaşanmadığı,
davacının ise dava konusu taşınmazın takas sözleşmesi dışında bırakıldığı iddiasını kanıtlayamadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; davacı öncesinde taşınmazın kök miras bırakan ...'dan taraflara intikal ettiğini dilekçe ve keşifteki imzalı beyanı ile bildirmiş iken sonrasında taşınmazın ortak miras bırakan ...'den intikal etmediğini, taşınmazın ... ve ... tarafından satın alındığını bildirerek tapu kaydı sunmuştur. Ne var ki mahkemece davacının tutunduğu tapu kaydı usulünce yerine uygulanmamıştır.
Nitekim davacının tutunduğu tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanağı kayıtlar getirtilmediğinden yerel bilirkişi ve uzman fen bilirkişi raporu dahi denetlenememiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle dava konusu taşınmaza komşu olan taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanağı kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli,akabinde davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli,bu belirleme yapıldıktan sonra davacının tutunduğu tapu kaydının iktisap nedeninde ki açıklamada gözetilerek dava konusu taşınmazın tarafların kök miras bırakanı ...'dan mı yoksa tarafların miras bırakanı ... ve ... ...'dan mı intikal edip etmediği duraksamasız belirlenmeli,taşınmazın davacının tutunduğu tapu kaydı kapsamı dışında kalıp kök
miras bırakan ...'dan kaldığı belirlendiği takdirde
kök miras bırakan ...'ın mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşma yapılıp, yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı yada mirasçıların,miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli,
bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı,dava konusu taşınmazın kök miras bırakan ...'dan kalmadığı gibi taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde bu sefer taraflar arasında yapıldığı iddia edilen takas sözleşmesinin tarihi açıkça belirlenmeli,ayrıca dava konusu taşınmazın takas sözleşmesine konu olup olmadığı,takas sözleşmesi kapsamı dışında bırakılıp bırakılmadığı,takas sözleşmesi kapsamında ise davacı tarafa takas sözleşmesi ile hangi taşınmaz ya da taşınmazların bırakıldığı,sözleşme tarihinden tespit tarihine kadar taşınmazın kim ya da kimlerin zilyetliğinde
olduğu,bu zilyetliğin malik sıfatıyla mı yoksa fer'i nitelikte zilyetlik mi olduğu hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, beyan ve belgeler eşliğinde belirlenecek takas sözleşmesinin açık tarihine göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen koşulların taraflar yararına gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10249, K. 2013/18286, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama