KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10330 E., 2013/21782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili; davacının davalı işyerinde 21.08.2000- 05.06.2009 tarihleri arasında usta etiket desinatörü olarak çalıştığını, davacının 2009 Ocakta emeklilik hakkını kazandığını belirterek tazminatlarının ödenmesini istediğini, davalının davacıdan çalışmasına devam etmesini talep etmesi üzerine davacının çalışmaya devam ettiğini, daha sonra davalının iş akdini bildirimsiz olarak feshettiğini, son aylık ücretinin net 990,00 TL olduğunu, işyerinde yemek verildiğini, davacının aylık ücretinin gerçek ücret üzerinden gösterilmediğini, davacının haftada 5 gün 08.30-20.00, Cumartesi günleri 08.30-13.00 saatleri arasında çalıştığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının işyerinden 12.01.2009 tarihinde emekli olarak ayrıldığını, işten ayrıldıktan sonra 2009 Haziran ayına kadar çeşitli tarihlerde 3-4 kere yardıma çağrıldığını, süreklilik göstermeyen bu süredeki çalışmasının ücretini haricen aldığını ve çalışmaları süreklilik arz etmediği için SGK'ya bildirilmediğini, ücret miktarının imzalı ücret bordroları ile sabit olduğunu, davacının usta desinatör olmayıp işyerinde telefonlara bakan ve zaman zaman bilgisayardan çıktılar alıp bunları çalışanlara ileten eleman olduğunu, davacının desinatörlük eğitimi olmadığını, işyerinde milli bayramlarda çalışılmadığını,
çalışma saatlerinin 08.30-18.00 arası olup fazla mesai yapılmadığını, davacının Cumartesi günleri işe gelmediğini, 28.05.2001- 12.01.2009 tarihleri arasındaki çalışma süresine tekabül eden ve imzalı maaş bordrolarındaki tutarlar üzerinden emeklilikle hak ettiği kıdem tazminatını kabul ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı ıslah dilekçesinde toplam talebinin 20.845.13 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş, dilekçenin sonuç kısmında ıslahla arttırılan tutarı 20.845.13 TL olarak göstermişse de; dava dilekçesinde talep ettiği 1300,00 TL'sını mahsup ederek ıslah harcını 19.545.13 TL üzerinden yatırmıştır.
Bilirkişi tarafından davacının hakettiği yıllık izin alacağı 1.320,00 TL olarak hesaplanmış, davalı tarafça dava açıldıktan sonra 726,43 TL yıllık izin alacağı banka hesabına yatırılmış, davacıda ıslah dilekçesinde yıllık izin alacağını yatırılan bu miktar mahsup edilerek artırdığını bildirmiştir. Davacının talep edebileceği yıllık izin alacağı (1.320,00 TL-726,43 TL)=593,57 TL'sıdır.
Bu durumda dava ve ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 593,57 TL yıllık izin alacağı talebinde bulunduğu ve talep edilebileceği yıllık izin alacağı 593,57 TL olduğu halde mahkemece talepte aşılmak suretiyle yıllık izin alacağının 743.06 TL olarak kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
Ayrıca hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve genel tatil ücreti alacağı net, fazla çalışma alacağı brüt olduğu halde bunun hüküm fıkrasında belirtilmemiş olması da isabetsiz olmuştur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10330, K. 2013/21782, 11 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama