KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10461 E., 2013/17242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde 10.04.1997-31.12.2010 tarihleri arasında muhasebe işçisi olarak çalıştığını, "sen artık gelme" denilerek işveren tarafından işten çıkartıldığını, işten ayrıldığı tarihteki aylık net ücretinin 1.100.00 TL olduğunu, haftanın 6 günü 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işyerinde muhasebe elemanı olarak çalışmaktadır. Mahkemece işveren tarafından haklı feshin ispatlanamadığı kabul edilmiş ise de, tanık beyanlarından davacının ücret alacaklarını alamaması nedeniyle işyerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının ücret alacaklarını alamaması nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiği dikkate alınmadan ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Somut olayda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nün göndermiş olduğu 10.04.1997-31.12.2010 tarihleri arasında davacının yurda giriş çıkış kayıtlarına göre yurtdışında bulunduğu süreler belirlenerek fiilen çalışmadığı günler fazla mesai ücreti hesabında dışlanmamıştır. Davacının yurtdışında bulunduğu günlerin fazla mesai hesabı yapılırken hesaplama dışı bırakılmamış olması da isabetsizdir.
Ayrıca davalı şirketin yargılama aşamasında tasfiye sürecine girdiği ve dosyaya ibraz olunan vekaletname ekindeki İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü yazısından ... ...'un tasfiye memuru olarak atandığı görülmektedir. Mahkemece, karar başlığında şirketin tasfiye halinde olduğunun belirtilmemiş ve tasfiye memurunun gösterilmemiş olması doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10461, K. 2013/17242, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama