KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10502 E., 2013/18586 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2013
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini, işe iade davası açtığını ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve ücret farkı alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının işe iade davası açtığının, davacının işe iadesine karar verilip işe başlatılmaması halinde iş akdinin o tarih itibariyle feshedilmiş sayılacağı ve davacının kıdem ve ihbar tazminat talebinin o tarih itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, davacının ücretine fazla mesai ve tatil çalışma ücretlerinin dahil olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 15.06.2010 tarihinde dava açtığı, iş akdinin ise davacının işe başlatılmaması nedeniyle 14.07.2012 tarihinde feshedildiği, dava açılan tarihte fesih işlemi kesinleşmediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti taleplerinin dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, 01.01.1998 tarihli iş sözleşmesine göre davacının ücretine fazla çalışma ücretinin dahil olduğu, davacının
yaptığı işe göre mesaisini belirleyebildiği gibi zaman zaman fazla mesai yapmasının da mümkün olduğu, davacının yılda 270 saati aşan çalışması olduğunu ispat edemediği, davacının ücret alacakların ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan 01.01.1998 tarihli iş sözleşmesinde davacının ücretine fazla mesai alacaklarının dahil olduğu kabul edilmiş ise de 01.01.1998 imza tarihli olduğu belirtilen sözleşmede 2003 yılında yürürlüğe giren 4857 sayılı Yasa hükümlerinden bahsedilmektedir.
Mahkemece davacı tarafın imza inkarı olup olmadığı sorularak gerekirse imza incelemesi yapılmalı, davacının imza inkarı olmaması halinde sözleşmenin gerçek imza tarihinin ne zaman olduğu sorularak tespit edilmeli, imzanın davacıya ait olması durumunda imza tarihi belirlenerek bu tarihten sonrası için sözleşme dikkate alınmalı, imza tarihinden öncesi için ise davalının zamanaşımı def’i de dikkate alınarak tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının fazla mesai alacağı olup olmadığı belirlenerek bir sonuca gidilmelidir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10502, K. 2013/18586, 7 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama