KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10520 E., 2013/16548 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının
2-Davacı, 19/09/2002-16/07/2010 tarihleri arasında davalı belediyede kadrolu olarak çalıştığını, davalının iş akdini haklı bir sebep olmaksızın feshettiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, herhangi bir alacağının bulunmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davacının iş akdinin davalı yanca haksız olarak feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı ile hafta tatili, genel tatil ücretine hak kazandığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
Taraflar arasında davacı işçinin ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışması yapıp yapmadığı uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışması yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışması ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışmasının yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışması alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili çalışması ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Davacının hüküm altına alınan ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının sadece tanık beyanlarına dayanılarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı belediyenin bir kamu kurumu olduğu ve kamu kurumlarında yapılan çalışmaların, harcamaların ve gelir ve giderlerin kayıt ve belgeye bağlanmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında dava konusu isteklerin salt tanık sözlerine (beyanlarına) dayanılarak kabulü isabetli olmamıştır.
Somut olayda, davalı belediyeye yazı yazılarak davacının dava konusu alacaklarının ait olduğu dönemde çalıştığı işyeri ve yaptığı işle ilgili kayıt ve belgeler, puantaj kayıtları, nöbet çizelgeleri, görev belgeleri, davalı belediyenin ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerine ait çalışma düzenini belirleyen belgeler getirtilmeli, tüm deliller yeniden bir değerlendirmeye tabi tutulmalı ve bu suretle davacının dava konusu alacaklarının olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilerek sonuca gidilmelidir.
Ayrıca, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ayda bir gün hafta tatili yaptığı ve dini bayramlarda bir gün hariç tüm genel tatil ve bayram günlerinde çalıştığı kabul edilmiştir. Mahkemece davacının ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili ücreti hesaplaması yapılırken davacı tanık beyanlarına itibar edilmiştir. Ancak davacı tanıkları Şükrü Yılmaz ve İskender Kaya’nın davalı işverene karşı açmış oldukları davalar bulunmaktadır. Bu nedenle işverenle husumetli olan tanık beyanlarına itibar edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10520, K. 2013/16548, 9 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama