KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10583 E., 2013/13679 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 3 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 15/03/2012 tarihli ilamı ile özetle, işyerinde ikramiye uygulaması olduğunun kesin olarak belirlenememesi nedeni ile talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan Mahkeme ikramiye talebini reddetmiş, kıdem ve ihbar tazminatını ise bozma öncesi hazırlanan bilirkişi raporundaki miktarlara göre hüküm altına almıştır.
Kıdem ve ihbar tazminatlarının hesabına esas giydirilmiş ücret konusunda ihtilaf bulunmaktadır.
Kıdem ve ihbar tazminatlarının giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması yasa hükmü gereğidir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hesaplama giydirilmiş ücret üzerinden yapılmakla birlikte giydirilmiş ücretin tespitinde yılda 3 maaş tutarında ödendiği kabul edilen ikramiye de dikkate alınmıştır. Oysa hükmüne uyulan bozma ilamına göre işyerinde ikramiye uygulaması yoktur.
Mahkeme bozma ilamına uyduğuna göre bozma kararının gereklerini tam olarak yerine getirmek zorundadır. Her ne kadar bozma kararında açıkça kıdem ve ihbar tazminatına esas ücretin belirlenmesinde ikramiyenin hesaplamada nazara alınmayacağı açıkça yazılmamışsa da ikramiye uygulaması ispat edilemediğinden ikramiye alacağının reddi gerektiği açıkça belirtildiğinden bu hususunda bozma kararı kapsamında olduğu ve davalı yararına oluşan bir usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Hal böyle olmakla ikramiye ekli giydirilmiş ücret üzerinden hesap edilen kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10583, K. 2013/13679, 3 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama