KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10595 E., 2013/16983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2013
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili,davacının eşinin davalı şirkette çalışmakta iken iş kazası sonucu vefat ettiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı ile fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil,hatfa tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının eşinin iş kazası sonucu vefat etmediğini ve tüm alacaklarının bordro karşılığı ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak,davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Kimi zaman çalışma yaşamında çeşitli sebeplerle, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçekte alınan ücretle örtüşmediği görülmektedir. Bu durumda kabule konu edilecek alacakların miktarının belirlenmesi bekımından gerçek ücretin tespiti önem kazanmaktadır.
İşçinin çalıştığı süre, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve benzer işi yapan işçilere ödenen ücretler gibi hususlar göz önünde tutulduğunda işçiye ödenen ücret hususunda tereddüt oluştuğunda tanık ifadeleri dikkate alınmalı ve ancak tanık ifadeleri ile şüphe giderilemediği halde işçinin meslekte geçirdiği süre, davalı işyerindeki çalışma süresi, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen kıstaslar çerçevesinde emsal ücret araştırması yapılmaksızın yalnızca davacı ile aynı işyerinde çalışmamış davacı tanığının beyanına itibar edilerek davacı iddiasına göre belirlenen ücret üzerinden alacak hesap edilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10595, K. 2013/16983, 22 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama