KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10811 E., 2013/17996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2013
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle aynı işi yapan diğer işçilerin açtığı davalarda bilirkişice tazminata esas ücret hesaplanırken yemek ve yol yardımının aylık 28 gün üzerinden hesaplanması gerekirken aylık 26 gün üzerinden hesaplanıp hüküm altına alınmışsa da o kararların temyiz edenin sıfatı gözetilerek onandığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 07:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın iki günü de çalışmanın 21:00'e kadar sürdüğünü, 15 günde 1 pazar çalışması yaptığını, iş akdinin işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı, ile fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının genel ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket etmesi nedeniyle iş aktinin haklı olarak feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını ve işverenden hiçbir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin yaptığı fazla çalışma süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür.Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıkları ..., ... ve ... ile davalı tanıkları ... ve ...’in beyanları dikkate alınarak davacının günlük 2,5 saat, haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığının kabulüyle hesaplama yapılmıştır.
Ancak aynı işyerinde, davacıyla aynı işi yapan ve çalışma saatleri aynı olan ... isimli işçinin Adıyaman İş Mahkemesi’nde 2011/103 Esas numarasıyla açtığı dava, Dairemizin 24.10.2013 tarih ve 2013/10820 Esas-2013/17418 Karar sayılı 24.10.2013 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Onanan dosyada, bu dosya ile aynı tanıklar dinlenmiş, tanıklar aynı beyanlarda bulunmuş fakat farklı bir bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda ... isimli işçinin haftada 11 saat fazla çalışma yaptığının kabulüyle hüküm kurulmuştur. Dairemizce onanıp, kesinleşen dosyada yapılan hesaba göre fazla çalışma süresinin hesaplanması gerekirken; mahkemece alınan bilirkişi raporuna itibarla yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10811, K. 2013/17996, 31 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama