KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10911 E., 2013/12200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2013
Karar Metni
827 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 28.06.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... Göz Hastanesi San. ve Tic.A.Ş. vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı işçiye bazı işçilik ücretlerinin ödenmemesi karşısında davacının yeni iş imkanları araştırması durumunun davacı aleyhine değerlendirlemeyeceğine ve dosya kapsamına göre de davacının bir kısım işçilik ücretlerine hak kazanmasına karşın işverence bu alacaklarının ödenmediğinin (en azından genel tatil ücreti bakımından) ve iş sözleşmesinin davacı tarafça bu sebeple haklı nedenle feshedildiğinin kabulü ile kıdem tazminatına hükmedilmesinin doğru olduğunun anlaşılmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil,yıllık izin,hafta tatili ve işçilik ücreti alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının kamuda işe girdiğini akabinde işe gelmemesi üzerine akdin haklı nedenle sonlandırıldığını,davacının işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının işçilik ücretine ve fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davalı taraf davacıya elden ödenen avans,davacının ücretindeki haciz sebebiyle icra dosyasına yapılan ödeme ve kalan tutarın ise banka kanalıyla ödenmesi suretiyle son ay ücretinin ödendiğini savunmuştur. Dosya içerisinde icra dosyasına yapılan ödemeye dair PTT havale dekontu, işverence düzenlenen ve davacının imzasını içermeyen avans ödemesi belgesi yer almaktadır. Mahkemece söz konusu belgeler hakkında davacı tarafın beyanına başvurularak gerekirse belge asılları ve icra dosyası getirtilip, banka kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davacının işçilik ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı belirlenip çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Dosya kapsamına göre karara esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına göre belirlenen mesai saatlerine göre fazla çalışma ücreti hesabı yapıldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalandığı anlaşılan sözleşmede yıllık 270 saate kadar yapılan fazla çalışmanın karşılığı fazla çalışma ücretinin aylık işçilik ücretinin içerisinde yer aldığı düzenlenmiştir.
Taraflar arasında fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin kararlaştırılması durumunda yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin davacı tarafça ispatlanmış bulunan fazla çalışma sürelerinden indirilmesi gerekir. İşçiye her ay ödenen ücret içinde fazla çalışma karşılıklarının bir kısmının yer aldığı taraflarca kabul edildiğine göre yıllık 270 saatin 12 aya bölünmesi ile belirlenen 22.5 saat, her ay için davacı tarafça kanıtlanan fazla çalışma süresinden indirilmelidir. Davacı tarafça fazla çalışmanın ispat edilemediği veya fazla çalışmaların karşılığının tam olarak ödendiğinin işverence kanıtlandığı aylar bakımından anılan şekilde indirim yapılması söz konusu olmayacaktır.
Ayrıca dosya içerisinde giriş-çıkış kayıtlarına dair belgeler bulunmakta olup bu hususta gerekli araştırmalar yapılmamış belgeler hakkında davacı tarafın beyanına başvurulmamıştır.
Yapılacak iş; giriş-çıkış kayıtları hakkında gerekli araştırmayı yapmak, taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmelerinde yer alan fazla mesaiye dair düzenlemeleri de dikkate alarak tüm dosya kapsamındaki delilleri birlikte değerlendirmek ve davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığını belirlemektir.
(M) (M)
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı iş akdini ücret alacaklarının ve diğer işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek feshetmiş ve diğer işçilik alacakları ile beraber kıdem tazminatını da talep etmiştir. Hiçbir işveren işçisini zorla çalıştıramaz. Çalışma karşılıklı anlaşma üzerine yapılan sözleşme ile olur. Davacı davalı işyerinde yaklaşık 7 yıl kıdeme sahiptir. Aynı zamanda birim sorumlusu olarak çalışmaktadır.
Davacı bu kadar uzun süre çalıştığı halde yıllardır işçilik alacakları ödenmediğinden dolayı işverenden herhangi bir talepte bulunmamış, ihtar çekmemiş ve öncesinde bu nedenlerle iş akdini fesh etmemiştir. Ancak, davacı kamu kurumu hastanesine yerleştirilince işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek iş akdini feshetmiştir. İş akdinin feshi tarihi manidardır. Davacı, kamu kurumunda çalışmak amacıyla KPSS'na girmiş ve 30.06.2010 tarihinde ...
Eğitim ve Araştırma Hastanasenie yerleştirildiğine dair ÖSYM belgesini alınca 08.07.2010 tarihinde kayıt için gereken sağlık muayenesini yaptırdığı ve 09.07.2010 tarihinde yerleştirildiği hastanede çalışma müracaatı dilekçesini sunduğu ve kamu kurumuna ait hastanede yerleştirilmiş olmayı kesinleştirince 08.07.2010 tarihinde istifa ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı iddia ettiği nedenlerle iş akdini fesh edip sonraki tarihlerde yeni iş bulup, çalışmaya başlaması veya kendi adına iş kurması gayet normal karşılanabilir. Zira davacıdan davalı işyerinden ayrıldıktan sonra çalışmaması beklenemez. Böyle bir durumda iş akdini fesihde haklı kabul edilebilirdi. Fakat davacı somut olayda kamu kurumuna ait hastaneye yerleştirilince iş akdini fesih yoluna gitmiştir. Hukuk hiçbir şekilde kötüniyeti korumaz.
Yasaların sağladığı haklar başkalarının zararına ve aleyhine olacak şekilde kullanılamaz. Somut olayda davacının daha önceden kendisine iş bulup bunu garantilemiş olması üzerine iş akdini fesh etmiş olmasında kötüniyetlidir ve bu kötüniyetin yasalar marifetiyle veya yargı marifetiyle korunmaması gerekir.
Tüm bu nedenlerle yasal hakkını kötüye kullandığı anlaşılan davacının kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesine yönelik mahkeme hükmünün bozulması yerine onanmasına yönelik sayın çoğunluğun görüşüne muhalif kalınmıştır. 28.06.2013
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10911, K. 2013/12200, 28 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama