KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10987 E., 2013/6218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
559 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 01.06.2010-27.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davalı işverence işine gereken özeni göstermediği, yapmakla görevli olduğu görevleri hatırlatıldığı halde yapmadığı gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini, oysa müvekkilinin dürüst ve özverili çalıştığını, işinin gereklerini yerine getirdiğini, ayrıca hangi davranışlarının özverisiz olduğunun ve hatırlatıldığı halde yapmadığının kesin ve açık olarak ortaya konulmadığını, müvekkilinin geniş bir bölgede ve sorumluluk altında olduğunu, verilen program dahilinde çalıştığını, feshin geçersizliğini, davacısının işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davacının sorumluluk bölgesindeki ilaç satış rakamlarının düşük çıkmasına davacının kendisine işverence verilen ziyaret ve tanıtım programı içerisinde ziyaret etmesi gereken yerleri ziyaret etmediği ya da tanıtıma yönelik bir kusur veya noksanlığının sözkonusu olduğuna dair yazılı ve karşılaştırmalı bir belge ibraz edilmediği gibi her iki tarafın tanıklarının da belirtilen hususları doğrular şekilde beyanda bulunmadıklarını, davalının fesih gerekçelerinin soyut bir gerekçe olmaktan öteye gitmediğini, davalının davacının yapması gereken bir görevi yapmadığını somut bir şekilde ortaya koymadığını,
öte yandan bir an için ilaç satış rakamlarının ekonomik dalgalanma konjonktür harici düştüğünün kabulü halinde dahi davacının eğitsel bir programa dahil edildiğine dair bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davalı işverenin fesih sebebi olarak ileri sürdüğü gerekçeleri delillendiremediği ve belgelendiremediği ve dolayısıyla ileri sürülen fesih nedenlerinin haklı ve geçerli bir gerekçeye dayanmadığını belirterek, davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar vermiştir.
Dosyadaki delillere göre davacının işe iadesine ilişkin mahkeme kararı yerinde olup davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkeme kısa kararında; davacının süresinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 4 aylık ücret tutarında belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan alınıp davacıya verilmesine hükmedildiği halde gerekçeli kararda maddi hata sonucu bu konularda karar verilmediği görülmüştür.
Boşta geçen süre için ücret ve diğer hakların ödenmesi, davacının yasal süresi içerisinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken işçinin en fazla 8 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminatın asgari sınrı olan 4 aylık brüt ücret tutarındaki kısmı işe iadenin ikincil bir sonucu olup talep olmasada mahkemece resen dikkate alınması gerekeceğinden temyiz edenin sıfatı nazara alınmaksızın bu husus resen gözetilmelidir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3. maddesi gereğince, mahkemece verilen kararın bozulup ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıdaki yazılı hükmün kurulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10987, K. 2013/6218, 10 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama