KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/10999 E., 2013/17246 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
642 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 16.04.2007 tarihinde davalı şirkette Bar Kaptanı olarak çalıştığını, davalı işverenin iş akdini haklı bir neden olmaksızın feshettiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının 15.04.2007 tarihinden itibaren mevsimlik iş sözleşmesi imzalayarak dönemsel olarak çalıştığını, 06.11.2010 tarihinde her dönem yapıldığı gibi iş akdini askıya alma belgesi davacıya tebliğ edildiğinde davacının kötüniyetli olarak bu belgeyi imzalamadığını ve bu durumun tutanak altına alındığını, davacıya mevsimlik iş sözleşmesi gereği 15.03.2011 tarihinde iş başı yapması gerektiğini içerir 02.02.2011 tarihli iş başı çağrı tebligatı yapıldığını, bu tebligatın 09.02.2011 tarihinde davacıya tebliğ edilmesine rağmen davacının belirtilen tarihte işe başlamadığını,
ayrıca Antalya 7. Noterliğinin 23.03.2011 tarihli ihtarı ile davacıyı son kez işe davet ettiklerini ve 3 iş günü içerisinde işe başlamaması halinde istifa etmiş sayılacağının kendisine ihtar edildiğini, mevsimlik işte çalışanların yıllık izin haklarının bulunmadığını, giriş çıkış kayıtlarıyla davacının fazla çalışma yapmadığının da sabit olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının mevsimlik işçi olarak çalışması nedeniyle dönem sonunda iş akdinin askıya alınmasının mümkün olduğu ve davalı tarafından yapılmış bir fesih bulunmadığı, mevsimlik işçi olarak çalışan davacının yıllık izin ücreti talebinin mümkün olmadığı, işe giriş çıkış kayıtlarına göre davacının fazla çalışma yapmadığı ve tanık beyanlarının da çelişkili olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai alacağının olup olmadığı konusunda uyuşmazlık söz konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı davalı işyerinde bar kaptanı olarak çalışmıştır. Davacı taraf fazla mesai yaptırıldığını ve karşılığının ödenmediğini, davalı taraf ise davacının fazla mesai yapmadığını beyan etmiştir.
Dosyada 24.03.2009-30.11.2009 ve 21.03.2010-06.11.2010 tarihleri arası davacının işyerine giriş çıkış kayıtlarını gösteren listeye göre, günlük çalışma saatlerinin 7,5 saat olduğu, davacının haftada 6 gün 7,5 saat çalıştığı ve bu dönemde haftalık 45 saati aşan bir çalışmasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının işyerine giriş çıkış kayıtlarının bulunduğu 2009-2010 yılları için fazla çalışma ücreti hesabı yapılmaması doğrudur.
Ancak davacı, 16.04.2007-06.11.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak çalışmıştır. Yapılacak iş, 16.04.2007-14.11.2007 ve 01.04.2008-14.11.2008 tarihleri arasındaki çalışma dönemleri için tanık beyanlarına göre fazla çalışma yapılıp yapılmadığını belirleyip bu dönemlere ilişkin imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma tahakkuku bulunan aylar dışlanarak hesaplama yaptırılarak çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10999, K. 2013/17246, 23 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama