KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11033 E., 2013/12474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 02.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı taraftan gelen olmadı, karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldi, gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken istifaya zorlanarak iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının istifa ederek işten kendi isteği ile ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının gönderilen mailden sonra yaratılan olumsuz ortam nedeni ile haklı olarak iş akdini feshettiği gerekçesi ile kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan 20/12/2011 tarihli Sertaç Karaca isimli kişi tarafından davalı şirket avukatına gönderilen maili davacının gönderdiğine dair kayıt bulunmasa da, davacı vekili cevaba cevabında ve diğer dilekçelerinde bu maili davacının gönderdiğini ancak eleştiri amacı taşıdığını beyan etmiştir.
Davalı avukatına yollanan davacıya ait maili işveren fesih nedeni yapmamış, davacıyı uyarmakla yetinmiştir.
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere her ne kadar 27/04/2011 tarihli işverenin gönderdiği mailde davacının iş akdine son verildiği yazılı ise de, bu mail ile açıklanan fesih iradesi, davacının 27/04/2011 tarihli ve saat 09.54 itibari ile açıklanan fesih iradesinden sonra ortaya çıktığından hüküm ifade etmesi mümkün değildir. Feshedilerek ortadan kalkan iş sözleşmesinin ikinci kez feshi olmaz.
Bu durumda iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği sabittir. Davacı tüm “Derigo Çalışanlarına” diye gönderdiği fesih mailinde sebep göstermeden iş akdini istifa ile sonlandırmıştır. Davacı tanıklarının olay hakkında görgüye dayalı bilgileri olmayıp davacıdan duyduklarını dile getirilmişlerdir. Bu hali ile, davacı açısından iş ortamında işveren tarafından olumsuz durum yaratıldığı, istifaya zorlandığı delillendirilmemiştir.
Davalı işverenin davacıya tebliğ ettiği uyarı yazısında özel durumunun bilindiğinden bahsetmesi, çalışmalarında başarılar dilemesi bilinenin dışında bir gelişme yaşandığını kabul için yeterli değildir. Davacıdan sadır içeriği itibari ile ağır ifadeler içeren yazışma/mail nedeni ile çalışma arkadaşlarının davacıya olası tepkilerinin işverene mal edilmesi de olanaklı değildir Zaten bu durum da dosya kapsamı ile sabit değildir.
Bu nedenle davacının iş sözleşmesini haklı nedene dayanmadan soyut istifa ile sona erdirdiği sabit olduğundan kıdem tazminatı talebinin reddi yerine kabulü hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11033, K. 2013/12474, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama