KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11256 E., 2013/11128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2013
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün kısmen BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 06.12.2012 gün ve 2012/3463 E, 2012/8992 K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
1-Davacı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair karar düzeltme isteklerinin HUMK.’un 440. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE,
2-Davacı tarafın asıl alacak miktarına yönelik karar düzeltme istemine gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve hüküm davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizce sadece icra inkar tazminatı ve temerrüt faizi yönünden davacı yararına bozulmuş ise de karar düzeltme sebebi olarak gösterilen hususlar incelendiğinde yerel mahkeme kararının bozma ilamında gösterilen sebepler haricinde aşağıdaki bentte açıklanan nedenlerle de bozulması gerektiği anlaşıldığından davacı tarafın karar düzeltme isteminin KABULÜNE, 06.12.2012 gün ve 2012/3463 E, 2012/8992 K sayılı bozma ilamının yanılgıya dayalı SONUÇ bölümünün ORTADAN KALDIRILMASINA,
3-Davacı tarafın asıl alacak miktarına yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenmesine gelince:
Öte yandan; mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de dosyada toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Hemen belirtmek gerekir ki;ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir. Hakim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse bilirkişiden ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni bir bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi halinde, itirazların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi de özel ve teknik bir bilgiyi gerektireceğinden hakim itirazı kendisi değerlendiremez ve ek rapor almadan veya yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmadan hüküm veremez.
Somut olayda yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna karşı davacı tarafın itiraz ettiği, taahhüt süresi ve cezai şart miktarının belirlenmesi bakımından 2009/7 döneminden 2009/12. döneme kadar ki altı aylık sürenin neden raporda hesaplamaya dahil edilmediği ve cezai şarta bağlı olarak tahakkuk ettirilen faturalara Gelir İdaresi Başkanlığının görüşü doğrultusunda KDV ve ÖİV uygulanması gerektiği yönünde bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazın haklı ve yerinde olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, mahkemece davacı tarafın bu itirazı karşılanmadan, açık bir anlatımla aynı bilirkişiden ek ya da farklı bir bilirkişiden yeni bir rapor alınmadan karar verilmiştir. Deliller tümüyle toplanmadan eksik inceleme ve soruşturmayla hüküm verilemez.
Hal böyle olunca az yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak mahkemece aynı ya da konusunda uzman yeni bir bilirkişi kurulundan davacı tarafın itirazlarını da karşılar şekilde yeterli ve denetime açık ek ya da yeni bir rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir uygulama yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11256, K. 2013/11128, 13 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama