KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11321 E., 2013/19924 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalının işverene ait çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığını, kazanın oluşumunda trafik kazası tespit tutanağına göre %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini bildirerek maddi değer kaybı ve aracın çalışmaması nedeniyle uğranılan zararın tazminini talep etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi vermemiştir.
Mahkemece, davacı şirkete ait 06 BZ 3845 plakalı çekici ile çekiciye bağlı 06 BZ 1102 plaka nolu yarı römorkun kaza yapmasında davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu ve araçta değer ve kazanç kaybının meydana geldiği, bilirkişi raporunda bu hususun belirtildiği dosya kapsamına uygun Ankara Adli Tıp Kurumunun raporunda belirtilen miktarlar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davaya İş Mahkemesi sıfatıyla bakılıp bakılmayacağı noktasında ihtilaf bulunmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5521 sayılı Yasa'nın 1 nci maddesidir. Anılan madde de; İşçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği bildirilmiştir. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a) Uyuşmazlığın
tarafları işçi ve işveren ya da işveren vekili olmalıdır. b) Uyuşmazlık İş Sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiğilinden dikkate alınmalıdır. Mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir.
Somut olayda davacı ile davalı arasında iş akdi bulunduğu ve uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, yukarıda anılan Yasa'nın 1. maddesinin öngördüğü koşulların oluştuğu açık seçiktir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş mahkemesinde görülecek dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ise mahkemece görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verilemez. Bu durumda ara kararı ile "İş Mahkemesi sıfatıyla" baktığını belirterek davaya bakmaya devam eder.
Mahkemece ara kararı ile davaya "İş Mahkemesi sıfatıyla" baktığını belirterek davanın görülmesi gerekirken, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davaya Asliye hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11321, K. 2013/19924, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama