KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11405 E., 2013/20688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
Karar Metni
443 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 133 ada 9 parsel sayılı 65,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı ..., aynı ada 10 parsel sayılı 74,42 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalılar...... ve ... adlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak tereke adına dava açmıştır. Mahkemece davanın verilen kesin süreye rağmen keşif gideri yatırılmadığından reddine, dava ve temyiz konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmü gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kural olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünün uygulanabilmesi için öncelikle dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması mahkemece kanıtlama yükümlülüğü kendisine ait olduğu belirlenen tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine yöntemine uygun biçimde depo etmesi için kesin süre verilmesi, verilen süre içerisinde keşif giderlerini kabul edilebilir yasal bir mazereti olmaksızın mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir.
Bu ilkelerin ışığı altında somut olaya bakıldığında; mahallinde keşif yapılmasının zorunlu olduğu, kanıtlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu kuşkusuz olup, davacı tarafın yokluğunda 07.6.2011 günlü oturumda keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için 20
günlük kesin süre verildiği ve bu ara kararının davacılara 23.6.2011 tarihinde tebliğ edildiği, keşif giderlerinin mahkeme veznesine depo edilmediği anlaşılmakta ise de davacı miras bırakanı Kamil Kara terekesi için dava açtığı halde miras bırakanı Kamil Kara'ya ait verasete esas nüfus aile kayıt tablosu getirtilmediğinden dosyanın keşfe hazır hale getirildiğinden sözedilemez. Diğer yandan dava konusu 133 ada 9 parsel maliki davalı ... tarafından davacının davası kabul edilmiştir.
Hal böyle olunca yerel mahkemece 07.6.2011 günlü oturumda oluşturulan ara kararı kesin süre koşullarını taşımadığından mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı tarafın delilleri arasında bulunan az yukarıda belirtilen nüfus aile kayıt tablosu getirtildikten sonra davada kanıt yükü kendisine düşen davacı tarafa kesin önel verilmeli, 133 ada 9 parsel maliki olan davalı tarafın kabul beyanı da gözönünde bulundurularak keşif giderleri yine yatırılmadığı takdirde 133 ada 9 parsel sayılı taşınmaz dışındaki parseller hakkında şimdiki gibi hüküm kurulmalı,
gerekli keşif giderleri davacılar tarafından kendilerine verilen kesin önel içerisinde karşılandığı takdirde taşınmazlar başında keşif yapılmalı, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11405, K. 2013/20688, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama