KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11854 E., 2013/17707 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2013
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 20.07.2009-30.06.2011 tarihleri arasında davalı şirketin ... ... ve ... ... da bulunan Mağazalarında mağaza müdürü olarak kesintisiz çalıştığını, aylık 2.100,00 TL ücret ve satış yaptığı miktar ve meblağ üzerinden prim aldığını, iş akdinin herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmaksızın haksız olarak feshedildiğini,hafta sonu cumartesi ve Pazar günleri ile milli bayramlarda da dahil çalıştırıldığını, haftalık çalışma süresinin 60 saate çıktığını,
2010/Şubat-Mart arası ve 2010/Mayıs ayından Ekim sonuna kadar ... ve ... mağazalarında birlikte çalıştığından mesai saatlerinin sabah 10.00 dan akşam 22.00'ye kadar devam ettiğini,davalının sürekli işini kaybetme baskısı sebebi ile yıllık izin de kullanamadığını,davacının alacaklarıyla ilgili olarak Bölge Çalışma Müdürlüğüne başvurduğunu, 2011/Eylül de 2.500,00 TL, 09.09.2011 tarihinde 1.080,00 TL, 10.10.2011 tarihinde 1.500,00 TL, 15.10.2011 tarihinde 1.500,00 TL nin hiçbir açıklama yapılmaksızın davacı hesabına yatırıldığını, söz konusu paraların hak doğduktan sonra yani 30.06.2011 tarihinden sonra yatırıldığını, ancak fazla çalışma,
resmi tatil, kıdem ve ihbar tazminatının yatırılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde ise tebligat, aynı Yasa'nın 35. maddesine göre yapılır. Başka bir ifade ile, 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılacak adrese, aynı Yasa'nın 10 ve 21. maddelerine göre, daha önce tebligat yapılamamış olması gerekmektedir.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan davalı ... Sanayi Anonim Şirketinin 24.06.2011 tarih ve 2011/27 sayılı Yönetim Kurulu kararına göre "Cumhuriyet Bulvarı No:185 Zemin Kat ... /..." adresinde faaliyet gösteren ...
San.A.Ş ünvanlı sermaye tahsis edilmeden merkezden yönetilen şubenin kapanmasına karar verildiği,08.12.2011 tarihli dilekçeye istinaden Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından verilen 08.12.2011 tarihli cevabı yazıda ilgili şubenin 28.02.2011 tarihi itibarıyla terk edildiğinin belirtildiği,
davacı tarafça gerek dava tarihinden önce 21.10.2011 ve gerekse dava tarihinden sonraki 14.11.2011 tarihinde çekilen ihtarnamelerde davalı şirketin adresinin "Yılanlı Ayazma Yolu Yeşil Plaza No: 15/18 ... -..." olarak gösterildiği,Urla İcra Müdürlüğünün 2013/34 Esas sayılı dosyası üzerinden gönderilen icra emrinin davalı şirketin "Yılanlı Ayazma Yolu Yeşil Plaza No: 15 ... -..." adresine tebliğ edildiği ve şirketin ticaret sicil kayıtlarındaki kayıtlı adresinin " Yılanlı Ayazma Yolu Yeşil Plaza No: 15/18 ... -..." olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda ,dava dilekçesi ve duruşma gününü ihtiva eden davetiye davalı şirketin 26.10.2011 harç tarihli dava dilekçesinde gösterilen " Cumhuriyet Bulvarı No:185 Zemin Kat ... Merkez/..." adresine tebliğe gönderilmiş,tebligat evrakı muhatabın adres bırakmadan ayrıldığından bahisle tebliğ edilemeden mercie iade edilmiş,şirkete ait ticaret sicil kayıtları getirtilmeksizin bu defa dava dilekçesi ve duruşma günü aynı adrese 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesi gereğince 16.12.2011 tarihinde tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Ancak davalının ticaret sicilinde kayıtlı en son adresine, 7201 sayılı Yasa'nın 10 ve devam eden maddelerine göre usulünce dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeden, aynı yasa'nın 35. maddesine göre dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesi usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmamış olmaktadır.
Mahkemece, davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek, davalı tarafa savunma hakkı verilmesi gerekirken, usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi hatalı olup, bu usulsüzlük davalının savunma hakkını etkiler nitelikte bulunduğundan, kararın bu nedenlebozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11854, K. 2013/17707, 28 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama