KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11856 E., 2013/18899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2013
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının 23.11.2002-26.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde muhasebe müdür yardımcısı olarak çalıştığını, asgari ücretin üzerinde ücret aldığını, 8 saatin üzerinde çalışması bulunduğunu, ancak karşılığının ödenmediğini, resmi tatil, hafta tatili ve yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, alacaklarını talep etmesine rağmen haklarının ödenmediğini, bu nedenle davacının 26.05.2011 tarihli ihtarnamesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 2005 Kasım ayında askerlik nedeniyle şirketten ayrıldığını, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağının kendisine ödendiğini, 2006 yılının Haziran ayında yeniden çalışmaya başladığını, bir kısım ücret alacaklarının zamanaşımına uğradığını, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili alacaklarının ödendiğini, çalıştığı süre zarfında yıllık izin kullandığını, davalı şirkette ikramiye uygulaması bulunmadığını, feshin haklı sebebe dayanmadığını, iş akdini davacı feshettiğinden ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının davalı şirketten avans olarak bir miktar borç para aldığını, iş akdini feshettiği tarih itibari ile 4.408,92 TL borçlu olduğunu, alacağa hükmedilmesi halinde bu miktarın alacaklardan mahsubunun gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının hizmet süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda; davacı 23.11.2002-26.05.2011 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını iddia etmiş, davalı ise davacının 2005 yılı Kasım ayında askerlik nedeniyle şirketten ayrıldığını, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağının kendisine ödendiğini, 2006 yılının Haziran ayında ise yeniden çalışmaya başladığını savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı şirkette 23.11.2002-26.05.2011 tarihleri arasında 8 yıl 6 ay 3 gün çalıştığının kabulü ile davaya konu işçilik alacakları hesaplanmış, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Davacının SGK hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının 23.11.2002 tarihinde davalı şirkette sigortalı çalışmasının bildirildiği 30.11.2005 tarihinde çıkışının verildiği ve yeni dönem çalışmasının ise 01.06.2006 tarihinde bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalının hizmet süresine ilişkin itirazı üzerinde durulmamış ve davacının askere gidip gitmediği, gitmiş ise askerlik yaptığı sürelerin tespitine yönelik bir araştırma yapılmamıştır.
Yapılacak iş, davacının bağlı bulunduğu askerlik şubesinden davacının askerlik yapıp yapmadığını sormak, askerlik yaptığının anlaşılması halinde askerlik hizmetini ifa ettiği süreler dışlanarak davacının hizmet süresini tereddüde neden olmayacak şekilde tespit etmek ve çıkacak sonuca göre davaya konu işçilik alacakları hakkında bir karar vermektir. Bu yön üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11856, K. 2013/18899, 11 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama