KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11921 E., 2013/17729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2013
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, kıdem tazminatının ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ağır işlerde çalıştırıldığı ve aşağılandığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacıya izinlerinin kullandırıldığını, dini bayramlarda marketin açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesini davacının haklı olarak feshettiği, kıdem tazminatı ile bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ilgili uyuşmazlık bulunmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımlarına istinaden 12/10/2005-13/06/2011 arası dönem için haftalık 18 saat üzerinden fazla mesai ve aynı dönem için dini bayramların birinci günü hariç ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesap edilmiştir.
Çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup, bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, şayet yapılacaksa hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılıp yapılmayacağı, işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası v.b gibi sebeplerden dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Dolayısıyla fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil çalışmasına ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışan tanık anlatımları ile ispat külfetini gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekir.
Tanıkların çalışma süreleri gözetildiğinde ulusal bayram ve genel tatil ile fazla çalışmaya yönelik anlatımlarının 2004-2007 arası dönemi kapsadığı açıktır. Mahkemece, davacının davalı işyerinde çalıştığı 2004-2007 arasındaki dönem dışındaki süreye ilişkin fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin ispatlanamadığından reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
3-Davacı taleplerini ıslah ederek artırmış ise de, ıslah dilekçesinde faiz talep etmemiştir.
Mahkemece ıslah dilekçesinde talep edilmediği halde ıslah ile artırılan miktarlara 1086 sayılı HUMK’nun 74. (6100 sayılı HMK’nun 26.) maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırı şekilde faiz yürütülmesi hatalıdır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeden hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11921, K. 2013/17729, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama