KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11937 E., 2013/12745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2013
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, süresi içinde Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 05.07.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı Altur Antalya Lara Turistik Tesis ve İşl.A.Ş. vekili Av.... ve karşı taraftan davacı ... vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle davacı işçi tarafından feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarının hüküm altına alımasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının asgari ücretle çalıştığını zam isteği kabul edilmeyince işi kendisinin bıraktığını işverenden herhangi ibr alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 1086 sayılı HUMK hükümlerinin uygulandığı dönemde, ıslah dilekçesinin tebliğini izleyen ilk oturuma kadar ya da ilk oturumda yapılan zamanaşımı def'i de ıslaha konu alacaklar yönünden hüküm ifade eder. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2. ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda; 16.11.2012 tarihli ıslah dilekçesinin 29.11.2012 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği davalı vekilinin ise yasal süresi içerisinde 04.12.2012 havale tarihli dilekçesi ile ıslaha konu edilen tutarlar için zamanaşımı def'inde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece söz konusu zamanaşımı def'i dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11937, K. 2013/12745, 5 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama