KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/11940 E., 2013/18317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek,kıdem tazminatı ile fazla çalışma,ulusal bayram genel tatil alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili, davacının devamsızlık yapması üzerine iş kadinin haklı nedenle feshedildiğini davacının davalı taraftan herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı bu bağlamda davacı işçi feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacının işyerindeki çalışma düzeninin belirlenmesi amacıyla sadece tanık anlatımlarına dayanıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı işyerinin üretim kapasitesi, işyerinde çalışan işçilerin sayısı ve yaptıkları işler, ekmek satışı yapılan işyerlerinin sayısı tespit edilmeli ve bu tespitlere göre fazla çalışmadan bahsedilip edilmeyeceği belirlenmeli iken eksik araştırma ile fazla çalışma ücretinin tespiti isabetsiz olmuştur.
Ayrıca ulusal bayram genel tatillerde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki ödemelere itibar etmek gerekir.Davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında ulusal bayram genel tatil ödemeleri yer aldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar karara esas alına bilirkişi raporunda ulusal bayram genel tatil ödemesi olan aylarda ücret miktarının değişmediğinden bahsedilmişse de 30 gün karşılığı brüt ücreti aşan ödemelerin olduğu imzalı bordroların dosya içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır. (Örneğin 2007 aralık-2008 ocak ayı bordroları vb.)
Bu nedenle ulusal bayram genel tatil ödemesi bulunan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarları belirlenmesi gerekirken bordro kayıtlarının dikkate alınmaması isabetsizdir.
Davacı tarafça işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği iddia edilmiş olmakla ve Mahkemece hafta tatili,işçilik ücreti ile asgari geçim indirmi alacaklarının reddine karar verilmekle, fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından yukarıda belirtilen araştırmalar yapıldıktan sonra davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklası olup olmamasına göre işçi feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir.Eksik araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
3-Mahkemece hafta tatili ücreti alacağının reddine karar verilmekle davacının hafta tatillerini kullandığı kabul edilmiş olmaktadır.Bu na göre giydirilmiş ücretin tespitinde fiilen çalışılan gün sayısına göre yemek ücreti ve çalışılan günler için verilen 5 ekmek tutarı temel ücrete dahil edilmeli aksine uygulama ile giydirilmiş ücret hesabı yapılan rapora itibarla hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
4-Kabule göre de, kabul ve redde konu tutarların birbirine olan oranının doğru belirlenmemesi sonucu yargılama masrafları ve avukatlık ücreti hesabında da hata yapıldığı anlaşılmakta ise de yukarıdaki bentlerde yer alan bozma sebeplerine göre bu husus ayrıca bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/11940, K. 2013/18317, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama