KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12001 E., 2013/7776 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
685 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 5747 sayılı Yasa ile davalı Belediyeye devredilen Oğlananası Belediyesi ile 15.10.2008 — 14.10.2009 tarihleri arasında geçerli TİS bağıtlandığını, bağıtlanan TİS' den yararlanan sendika üyesi işçilerin aidatlarının ödenmediğini iddia ederek 15.10.2008 — 14.10.2009 tarihleri arasında gerçekleşen sendika aidat alacağının faizleri ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı devredilen Oğlananası Belediyesinden gelen evraklar içerisinde dava konusu alacaklar ile ilgili herhangi bir belge ve bilgiye rastlanmadığı, bu nedenle herhangi bir işlem yapılamadığını, iddia edilen faizin uygulanmasının mümkün olmadığını, Belediyelerine aidat alacağı ile ilgili bir başvurunun bulunmaması sebebiyle temerrüt başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu dönem içerisinde TİS den yararlanan işçilerin ücretlerinden kesilen üyelik ve dayanışma aidatlarının davacı işveren tarafından toplu iş sözleşmelerinde ön görülen süre içerisinde ödenmediği gerekçesi ile her bir aya ait aidat alacağının TİS gereğince ödenmesi gereken tarihten (temerrüt tarihinden) itibaren en yüksek işletme kredi faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, 2821 Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik ve dayanışma aidatı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar arasında dayanışma aidatı hesaplanıp hesaplanmayacağı noktasında uyuşmazlık vardır.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine,
işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,
"Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. "İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur." hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Öncelikle, somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler karşısında temyiz edenin sıfatına göre faiz konusu bozma sebebi yapılmamıştır.
Bundan başka, Toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu süre içerisinde işyerinde çalışan işçilerden dosyaya getirtilen sendika üyelik ve üyelikten çekilme belgelerine göre üyelik süreleri saptanıp sadece üyeliği devam ettiği sürece üyelik aidatı hesaplanmalıdır. Dayanışma aidatı yönünden ise, önceden üyeliği bulunanlar için üyelikten çekilme bildirimleri dikkate alınarak üyeliğin sona ermesinden itibaren, işçi tarafından dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesi yararlanmak isteğinin işverene bildirilip bildirilmediğinin araştırılması gerekir.
Yapılacak iş; varsa dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanmak isteğine ilişkin dilekçeler nazara alınarak, üyeleri için ise üyelikten istifanın sonuç doğurduğu tarihten itibaren dilekçeleri dikkate alınarak dayanışma aidatı hesaplanmalıdır.
Açıklanan sebeplerle eksik inceleme ile verilen karar hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12001, K. 2013/7776, 26 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama