İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/12028 K.2013/18371

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-*karşı davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de…

Esas2013/12028Karar2013/18371Tarih5 Kasım 2013Okuma6 dk · 1.100 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/12028 E., 2013/18371 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Kasım 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.100 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-*karşı davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-Davacı-karşı davalı vekili müvekkilinin davalı-karşı davacıya ait işyerinde 1998 yılının Haziran ayında çalışmaya başladığını ancak sigortasının 8 Kasım 1999 tarihinde başlatıldığı gibi kesintisiz ve sürekli çalışmasına rağmen çalışmalarının eksik ve kesintili bildirildiğini son ücretinin 2.000,00 TL net olduğunu, genel müdür yardımcısı olarak çalıştığını, davacının izinlerini eksik kullandırılıdığını, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını,iş akdinin 2008 Ocak ayı itibari ile sonaerdiğini,

davacıya 03/12/2007 tarihli sözleşmeye istinaden 8.600,00 TL ödendiğini 10.000,00 TL'nin ise haksız kesintilerle 7.814,00 TL olarak ödendiğini, davacıya devri taahhüt edilen aracın devrinin yapılmadığı gibi izinsiz olarak otoparktan alındığını, verilen ibranamenin geçerli olmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili davacı-karşı davalı işçinin çalışmalarının kesintili ve aralıklı olduğunu, 8/11/1999'dan 31/12/2007 tarihine kadar çalıştığını, davacı işçinin stajyer olduğunu, şirkette genel müdür yardımcısı pozisyonu bulunmadığını, bu nedenle Unvan ve ücret konusundaki iddialarının yerinde olmadığını, davacının kimya

mühendisliğinde okuduğundan yıllık izinlerini fazlası ile kullandığını, fazla mesai yapmadığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, davacı işçiye 03/12/2007 tarihli sözleşme ile rekabet etmemesi için 18.600,00 TL para ve Audi marka aracın teslim edildiğini ancak davacının buna rağmen davalı şirketin geçmişte iş yaptığı çeşitli kurumlarla firmalara müvekkili şirketin bilgi ve kodlarını kullanarak iş yaptığını rekabet yasağına aykırı davrandığını beyanla davanın reddine, karşı dava olarak 31/12/2007 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine,

18.600,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte istirdadı ile 10.000,00 TL manevi tazminat ile rekabet yasağına aykırı davranışları nedeni ile ... Vakfı için 1.000,00 TL, ... Belediyesi için 1.000,00 TL, ... Ecza Deposu için 500,00 TL maddi tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere, alınan bilirkişi raporlarına itibarla davacı-karşı davalı işçinin taraflar arasındaki ikale sözleşmesine, rekabet yasağına aykırı davranmadığı, kıdem ve ihbar tazminatına, yıllık izin ücretine hak kazandığı, diğer alacak taleplerinin yerinde olmadığı, karşı davanın ise ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki iş ilişkinin “bozma sözleşmesi” yoluyla sona erip ermediği hususu uyuşmazlık konusudur.

Bozma sözleşmesi (ikale) yasalarımızda düzenlenmiş değildir. Sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak daha önce kabul edilen bir hukuki ilişkinin, sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmesi mümkündür. Sözleşmenin, doğal yollar dışında tarafların ortak iradesiyle sona erdirilmesi yönündeki işlem ikale olarak adlandırılır.

İş Kanununda bu fesih türü yer almasa da, taraflardan birinin karşı tarafa ilettiği iş sözleşmesinin karşılıklı feshine dair sözleşme yapılmasını içeren bir açıklama (icap), ardından diğer tarafın da bunu kabulü ile bozma sözleşmesi (ikale) kurulmuş olur.

Bozma sözleşmesinde icapta, iş ilişkisi karşı tarafın uygun irade beyanı ile anlaşmak suretiyle sona erdirmeye yönelmiştir. Bu sebeple, ikale sözleşmesi akdetmeye yönelik icap, fesih olarak değerlendirilip, feshe tahvil edilemez.

Bu anlamda bozma sözleşmesinin şekli, yapılması, kapsam ve geçerliliği Borçlar Kanunu hükümlerine göre saptanacaktır. Buna karşılık iş sözleşmesinin bozma sözleşmesi yoluyla sona erdirilmesi, iş hukukunu yakından ilgilendirdiği için ikalenin yorumunda iş sözleşmesinin yorumunda olduğu gibi, genel hükümlerin yanı sıra iş hukukundaki “işçi yararına yorum” ilkesi de göz önünde bulundurulacaktır.

Borçlar Kanunu'nun 23-31 maddeleri arasında düzenlenmiş olan irade fesadı hallerinin, bozma sözleşmeleri yönünden titizlikle ele alınması gerekir. Bir işçinin bozma sözleşmesi yapma konusundaki icap veya kabulde bulunmasının ardından işveren feshi haline özgü iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak istemesi ve yasa gereği en çok bir ay içinde işe iade davası açmış olması hayatın olağan akışına uygun düşmez.

İş ilişkisi taraflardan her birinin bozucu yenilik doğuran bir beyanla sona erdirmeleri mümkün olduğu halde, bu yola gitmeyerek karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirmelerinin nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Her şeyden önce bozma sözleşmesi yapma konusunda icapta bulunanın makul bir yararının olması gerekir.

İş ilişkisinin bozma anlaşması yoluyla sona erdirildiğine dair örnekler 1475 sayılı İş Kanunu ve öncesinde hemen hemen uygulamaya hiç yansımadığı halde, iş güvencesi hükümlerinin yürürlüğe girmesinin ardından özellikle 4857 sayılı İş Kanunu sonrasında giderek yaygın bir hal almıştır. Bu noktada, işveren feshinin karşılıklı anlaşma yoluyla fesih gibi gösterilmesi suretiyle iş güvencesi hükümlerinin bertaraf edilmesi şüphesi ortaya çıkmaktadır.

Bu itibarla irade fesadı denetimi dışında, tarafların bozma sözleşmesi yapması konusunda makul yararının olup olmadığının da irdelenmesi gerekir. Makul yarar ölçütü, bozma sözleşmesi yapma konusundaki icabın işçiden gelmesi ile işverenden gelmesi ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ele alınmalıdır.

Taraflar arasındaki iş ilişkinin “bozma sözleşmesi” yoluyla sona erip ermediği hususu uyuşmazlık konusudur.

Bozma sözleşmesi yoluyla iş sözleşmesi sona eren işçi, iş güvencesinden yoksun kaldığı gibi, kural olarak feshe bağlı haklar olan ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamayacaktır. Yine 4447 sayılı Yasa kapsamında işsizlik sigortasından da yararlanamayacaktır. Bütün bu hususlar, iş hukukunda hâkim olan ibranamenin dar yorumu ilkesi gibi, hatta daha da ötesinde, ikale sözleşmesinin geçerliliği noktasında işçi lehine değerlendirmenin gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Tarafların bozma sözleşmesinde ihbar ve kıdem tazminatı ile iş güvencesi tazminatı hatta boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklardan bazılarını ya da tamamını kararlaştırmaları da mümkündür. Bozma sözleşmesinin geçerliliği konusunda bütün bu hususlar dikkate alınarak değerlendirmeye gidilmelidir.

Bozma sözleşmesinde kıdem tazminatının ödenmesi kararlaştırıldığı takdirde, kıdem tazminatı 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesine göre hesaplanmalı ve anılan maddedeki kıdem tazminatı tavanı gözetilmelidir. Belirtmek gerekir ki, sözü edilen Yasada düzenlenen kıdem tazminatı tavanı mutlak emredici niteliktedir.

Somut olayda;

Taraflar arasında imzalanan 03/12/2007 tarihli sözleşme ile iş sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile 31/12/2007 tarihi itibari ile sonlandırılmasına karar verilmiş, bu anlaşma uyarınca davacıya 18.600,00 TL nakit para ödenmesi, ayrıca 2000 model Audi marka aracın hemen teslimi ve devrinin 2010 yılı sonuna kadar verilmesi karar altına alınmıştır.

Aracın davacı işçiye sözleşme tarihinde tutanak ile teslim edildiği, davalı-karşı davacı şirket tarafından 2009 yılında geri alındığı, sözleşmeye göre nakit ödemesi yapıldığı tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır. Bu hale göre taraflar arasında ikale sözleşmesi yapılmıştır. Bu sözleşmede ayrıca rekabet yasağına ilişkin düzenleme yapılmış olması sözleşmenin ikale sözleşmesi olma niteliğini ortadan kaldırmamaktadır.

Esasen bu husus yani ikalenin varlığı mahkemenin de kabulündedir. Davacıya yapılan nakit ödeme ve araç teslimi iş sözleşmesinin sonlandırılması nedeni ile davacıya şirketteki hizmetleri karşılığında sağlanan bir menfaat olup rekabet etmemesi karşılığında öngörülmemiştir.

Bu itibarla davacı-karşı davalı yararına hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinden 03/12/2007 tarihli sözleşmeye göre işçiye ödenen miktar belirlenerek mahsup edilmeli ve bakiye alacaklar varsa hüküm altına alınmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

O halde davalı-karşı davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı-karşı davacıya iadesine, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12028, K. 2013/18371, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12028
Karar No
2013/18371
Tarih
5 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/12028 K.2013/19635
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/12028 K.2013/27389
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2013/12028 K.2013/26028
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/12029 K.2013/18372
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/12029 K.2013/19628
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2013/12029 K.2013/11332

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.