KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12312 E., 2013/19815 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının borçlarından mahsubu yapılan 5.575,00 TL‘yi 28.03.2011 tarihli ibraname gereğince resmi ve dini tatil, hafta tatili,fazla mesai ücreti ve yıllık izin ücreti karşılığı ödediği anlaşılmasına rağmen mahkemece bu ödemenin bir kısmının kıdem ve ihbar tazminatından mahsup edilmesi hatalı olmuş ise de bu durumun davacının aleyhine olduğu, ancak davacı tarafından açıkça temyiz konusu yapılmamış olması nedeni ile bozma nedeni yapılamayacağının anlaşılmasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde fazla mesai yaptığını ücretlerinin ödenmediğini, ileri sürerek diğer işçilik alacakları ile birlikte fazla çalışma ve yıllık izin ücreti isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava ve ıslah dilekçesindeki miktarlar esas alınarak isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın 19.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile yaptığı ıslahın geçerli olup olmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
HMK 181.maddesi “kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir hafta süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir”, hükmü uyarınca ıslahın verilen bir haftalık süre içinde yapılması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece davacıya 11.12.2012 tarihinde bir haftalık süre verilmesine rağmen ıslah bir haftalık süre dolduktan sonra 19.12.2012 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından ıslah edilen miktarlar nazara alınmadan sonuca gidilmesi gerekirken ıslah ile artırılan miktarların da hüküm altına alınması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12312, K. 2013/19815, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama