KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12450 E., 2013/18524 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdini haklı nedenle feshettiğini, ayda 196 saat karşılığı net 1.350,00 TL ücret aldığını, ayda 225 saatin üzerinde çalışmasına rağmen fazla mesai ücreti almadığını, işyerinde 225 saatin üzerinde yapılan çalışmalara fazla mesai ücreti ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ücretinin ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının fazla mesai alacağı bulunmadığını, iş akdinin 3. maddesinde fazla mesai, hafta tatili ve bayram çalışmasının aylık ücrete dahil olduğunun düzenlendiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının fazla mesai alacağına hak kazanıp kazanamadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Davacı, ayda 196 saat karşılığı ücret ile çalıştığını, 225 saatin üzerinde fazla mesai yaptığını, ancak 225 saate kadar yaptığı fazla çalışmaların karşılığının ödenmediğini iddia ederek fazla mesai alacağı talebinde bulunmuştur. Davalı ise, iş sözleşmesinde fazla mesainin ücrete dahil olduğu yönünde hüküm bulunduğunu ve davacının yıllık 270 saati aşan fazla çalışmasının bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, iş sözleşmesinde aylık ücretin yazılı olmaması nedeniyle yıllık 270 saat çalışmanın ücrete dahil olduğu şartına değer verilmeyerek hesaplama yapılmıştır. Taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinin 3.a ve 5.a maddelerinde yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dahil olduğu kararlaştırılmıştır. Davacının ücretinin asgari ücretten yüksek miktarda ödenmiş olması nedeniyle bu sözleşme maddelerinin geçerli olduğu kabul edilmelidir.
Sözleşmede ücretin yazılmamış olması sebebiyle yıllık 270 saat fazla çalışmanın yapılan hesaplamadan mahsup edilmemesi hatalı olmuştur. Yapılması gereken, davacının sözleşmesinde fazla mesainin ücrete dahil olduğu yönünde hüküm bulunması nedeniyle yıllık 270 saatlik sınırı aşan fazla mesai alacağının olup olmadığını tespit etmek, eğer varsa bunu hüküm altına almaktır.
Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12450, K. 2013/18524, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama