KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12455 E., 2013/18536 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 17/11/2000-28/03/2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesi ile haftalık 40 saat çalışmak üzere anlaştığını, davalı şirkette çalışmış olduğu süre boyunca fazla mesai yapmak zorunda kaldığını, 2005 yılından bu yana süreklilik arz edecek şekilde fazla çalışmasının talep edildiğini ileri sürerek fazla süreli çalışma ve fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, fazla çalışmaların sözleşme ile belirlenen ücretin içinde olduğunu, kural olarak fazla çalışma yapılmadığını, yapılan ay varsa bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanlarına göre ortalama olarak fazla çalışma sürelerini belirleyen bilirkişi raporuna dayanılarak fazla çalışma ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan
bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, 02.06.2009-28.03.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemini kapsayan elektronik ortamda tutulmuş işe giriş çıkış kayıtları mevcuttur. Yazılı delil niteliğindeki işe giriş çıkış kayıtları varken, takdiri delil olan tanık beyanları da dikkate alınarak ortalama bir yöntem ile fazla çalışma sürelerini belirleyen bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı gözardı edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, 02.06.2009-28.03.2011 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için işe giriş çıkış saatlerini gösterir kayıtlara göre, diğer dönemlere ilişkin ise tanık beyanlarına göre fazla çalışma alacağının belirlenmesi ve çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12455, K. 2013/18536, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama