KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12482 E., 2013/18375 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
671 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili davacının davalı üniversiteye ait işyerinde çeşitli alt işverenler işçisi olarak demirbaşların etiketlenmesi ve faturalar ile benzeri belgelerin düzenlenmesi işlerinde 02/06/2006-11/09/2011 devresinde çalıştığını, evlilik nedeniyle işten ayrıldığını, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, fazla mesai yaptığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili davacının müvekkili kurumun temizlik hizmet alım işinin ihalesini üstlenen müteahhit firmanın çalışanı olduğunu, üniversite ile davacı arasında hizmet akdi bulunmadığını, işin tamamı ihale edildiğinden ihale makamı konumunda olduğunu, zamanaşımı süresinin geçtiğini savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İlaçlama Sağlık Hizmetleri Elektrik Gıda Ürün Bilg. Tem. Hiz. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili
müvekkilinin gerçek işveren olmadığını, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının 14/09/2011 tarihine kadar çalıştığını, 1 yılı doldurmadığından alacağı olmadığını, üniversitenin asıl işveren ve tek sorumlu olduğunu, davacının 12-13-14/09/2011 tarihlerinde izinsiz ve bilgi vermeksizin işe gelmediğinden tutanak tutulduğunu, davacıya 16/09/2011 tarihinde ihtarname göndererek sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna itibarla davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının iş sözleşmesini evlendiğinden haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yıllık izin ücreti ihtilaflıdır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 70 günlük izne hak kazandığı, 14 gününü kullandığı, başka izin kullandığına dair belge sunulmaması nedeni ile 56 gün üzerinden yıllık izin ücreti hesap edilmiş ve mahkeme bunu hüküm altına almıştır.
Davacı davalı üniversite işyerinde çeşitli alt işverenlerin işçisi olarak çalışmıştır. Bu nedenle davacıya ait işyeri dosyaları davacının çalıştığı alt işverenlerden getirtilmelidir.
Öte yandan davalı üniversite vekili delil listesinde “her türlü delil“ yazmak sureti ile yemin deliline dayandığından davalı üniversite vekiline yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılmalı ve sonucuna göre usuli işlemlerin tamamlanmasından sonra yıllık izin ücreti hakkında karar verilmelidir.
3-Davacı vekili fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücret talebinde bulunmuştur.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek davacının yılda bir ay 08.00-21.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla mesai ücreti hüküm altına alınmış ise de, davacının fazla mesai iddiasını ispat için dinlettiği tanıklardan fazla mesai yapıldığını beyan eden tanık ... davacı ile birlikte 2007-2009 yılları arasında çalışmış olup davacının iddiasını bu tanığın çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere kanıtladığı kabul edilmeli ve davacının şimdiki gibi yılda bir ay 08.00-21.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığı bu tanığın davacı ile birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere hesap edilmelidir. Geri kalan istek dönemi bakımından ise davalı tanığı ...'ın beyanındaki gibi çalıştığı kabul edilmeli varsa fazla mesai süresi ve ücreti hesap edilmelidir.
4-Davacının evlilik nedeni ile iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilerek
kıdem tazminatı hüküm altına alınmış ise de, dosya içeriğinden davacının ne zaman evlendiği anlaşılamamaktadır. Davacının evlilik tarihi belirlenmeli, iş sözleşmesini evlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde feshedip etmediği saptanmalı, sonucuna göre kıdem tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
5-Davacının kıdeme esas ücretine bilirkişi tarafından piyasa rayicine göre 150,00TL yemek ve 107,00TL yol ücreti eklenmiştir.
Davacıya yol ve yemek yardımı yapıldığı konusunda tereddüt bulunmamakla birlikte miktarının hizmet alım sözleşmesinin eki niteliğindeki şartnamelerin getirtilerek belirlenmesi ve ücret bordrolarında aylık ücret dışında görünen sair ödeme adı altındaki 206,14TL'nin yol ve yemek ücreti olup olmadığının irdelenmesi gerekirken takdire dayalı olarak yapılan tespite itibarla karar verilmesi doğru değildir.
6-Davada iki davalı bulunduğu ve alacakların davalılardan müteselsilen tahsiline karar verildiği halde infazda tereddüde neden olacak şekilde harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti konusunda tek davalı varmış gibi karar verilmesi hatalıdır. Harç konusunda davalı Üniversitenin harçtan muaf olduğu gözetilerek yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumluluk duruksamaya neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
O halde davalıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12482, K. 2013/18375, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama