KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12525 E., 2013/19524 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde yapmış olduğu çalışmaların karşılığı ücretlerinin ve fazla mesai ile genel tatil günlerinde çalışmalarının karşılığının ödenmemesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğinden bahisle kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı tarafından yapılan yemin teklifi üzerine davacı, çalışma hayatı boyunca genel tatil alacağı almadığına dair yemin etmiştir.
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ücretinin ve işçilik alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı fesih yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları
ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, davacının ettiği taraf yemini nedeniyle genel tatil alacağı konusunda hüküm kurulması doğru ise de; dosyaya sunulmuş ve davacının imzasını taşıyan puantaj kayıtlarında, yapılan fazla mesai yönünden belli rakamların yazdığı görülmektedir. Ayrıca işyerinin güvenlik alarmı açma kapama saatlerini gösterir belgeler de sunulmuştur. Fazla mesai yapılıp yapılmadığının belirlenmesi ve yapılan mesainin süresi açısından bu belgelerin öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Daha fazla mesai yapıldığını da işçinin, aynı güçte başka yazılı veya kesin delillerle ispat etmesi gereklidir. Bu nedenle, yazılı belgeleri incelemeksizin, sırf takdiri delil olan tanık beyanlarına göre fazla mesai alacağı hesabı yapan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12525, K. 2013/19524, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama