KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12572 E., 2013/23378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2013
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 17.12.2013 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı ... ve arkadaşları vekili Av.... geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 130 ada 62 parsel sayılı 3891,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalı ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından tespit tarihinden sonra, askı ilanından önce Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davası görevsizlik kararıyla Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... davaya dahil edilmiş, Rasih, Derviş ..., ... ve ... ise davacı ile aynı nedenlere dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 424 ada 62 (130 ada 62) parsel sayılı taşınmazın muris ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ..., ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu taşınmazın, tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı, davalı tarafın ...'dan kaldığını ispatlayamadığı, ortak miras bırakan ...'ın ölümünden sonra mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı ...'ın dayandığı 23.9.1968 tarihli senede göre ...'ın eşi ...'dan gelen miras payını oğlu davalı ...'a verdiği, davalı ...'ın dayandığı 8.10.1971 tarihli senede göre ..., davalı ...'a satış yapmış ise de ... terekesinin iştirak halinde olduğu ve paylaşılmadığı dikkate alındığında mirasçı olmayan ve 3.kişi durumunda bulunan ...'a yapılan satışın geçersiz olduğu, diğer alıcı olan ...'ın ise ...'ın mirasçısı olduğu, mirasçılar arasında yapılan pay devrinin geçerli olduğu dikkate alındığında ...'a yapılan pay devrinin geçerli olduğu tartışmasızdır. Dava konusu taşınmaz üzerinde mirasçılardan ... zilyet bulunduğundan, davalı ...'ın müstakil 20 yılı aşan zilyetliğinin de bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Ayrıca, mahkemece, ... mirasçılarından olan ve hükmü temyiz eden ..., ..., ... ve ...'in miras paylarını davalı ...'a devredip devretmedikleri de sorulup saptanmadığı gibi, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların kim tarafından meydana getirildiği belirlenerek, muhdesatların ortak mirasbırakan dışında kişiler tarafından meydana getirildiğinin anlaşılması halinde taşınmaz üzerindeki muhdesatların niteliği belirlenerek meydana getiren kişilere ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19. maddesi hükmü uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır.
Mahkemece, bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, muris ...'ın 25.12.1962 tarihinde öldüğü dikkate alındığında, mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesine göre belirlenmesi ve dava konusu taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, mirasçıların kimlik bilgileri ve payları belirlenmeden dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12572, K. 2013/23378, 26 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama