KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12648 E., 2013/20854 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
vekili Av.... Tic.Ltd.Şti. vekili Av.... T... Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili müvekkilinin 01/02/2006-16/05/2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, işyerinde 3 vardiya bulunduğunu, vardiya aralarında 15 dakika ara verilerek fazla mesai yaptırıldığını, hafta tatilleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bu nedenlerle iş akdinin haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiş, rapor ve ıslah dilekçesinden sonra yıllık izin belgelerinin dikkate alınmadığını, resmi tatil çalışma ücretlerinin ödendiğini, işyerinde 3 vardiya halinde çalışması nedeni ile fazla mesai yapılmadığını, ıslah edilen alacaklar bakımından zaman aşımının dolduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davacının ödenmeyen ücret alacakları nedeni ile iş sözleşmesini feshetmekte haklı olduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca bilirkişi raporunda hesap edilen alacaklarının bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili davacının 3 vardiyalı sistemde ara dinlenmelerin 15 dakika olarak kullandırılması nedeni ile fazla mesai yaptığını iddia ederek fazla mesai ücreti talep etmiştir.
Mahkemenin benimsediği bilirkişi raporunda davacının 3 vardiyalı düzende, günlük 7,5 saat çalıştığı, fazla mesai yapmadığı, ancak 7 gün çalışılan haftalarda haftalık 7,5 saat, ortalama olarak da 6 saat fazla mesai yaptığı kabul edilerek fazla mesai ücreti hesap edilmiş,bu miktar mahkemece hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm altına alınmıştır.
Ancak davacının 7,5 saatlik 7. gün çalışması aynı zamanda hafta tatili hesabında dikkate alınmakla mükerrer hesaplamaya neden olunmuştur. Davacının 7. gün çalışmasının 7.5 saati aşmayıp fazla mesaiden sayılacak aşkın bir çalışması olmadığından fazla mesai ücretine ilişkin talebinin reddi yerine kabulü hatalı olmuştur.
3-Davacı yararına yıllık izin ücreti hüküm altına alınmıştır.
Davalı vekili bilirkişi raporunun sunulmasından sonra bir takım izin kullanımına ilişkin imzalı belgeler sunarak davacının yıllık izinlerini kullandığını belirtmiş ve rapora itiraz etmiştir. Bu belgelerin çoğu 1 günlük mazerete binaen kullanılan izinlere ilişkin olup yıllık izinden sayılması mümkün değilse de 11-19/06/2010 tarihleri arasında 8 gün yıllık izne ilişkin bir belge bulunmakta olup bu belge üzerinde durularak davacının anılan tarihler arasına yıllık izin kullanıp kullanmadığı araştırılması, sonucuna göre yıllık izin alacağı hakkında karar verilmelidir. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı üzerinde durulmamış olması doğru değildir.
4-Davacının milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilerek milli bayram ve genel tatil ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporundan sonra bir kısmı imzalı, bir kısmı imzasız bazılarında “resmi tatil” adı altında ek ücret tahakkuku bulunan bordrolar sunmuş ve ödeme itirazında bulunmuştur. İmzasız olan bordrolar bakımından ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını belirtmiştir. Mahkemece davalı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamıştır. Bordrolardaki miktarın resmi tatil çalışmasına karşı tahakkuk ettirilen ücret olup olmadığı, davacıya ödenip ödenmediği gerekirse banka hesap kayıtlarını celbi ile araştırılmalı, davacının ihtirazı kayıtsız aldığının anlaşılması halinde bu aylar hesaplamalarda dışarıda bırakılmalıdır.
Yapılacak iş, yukarıda belirtilen 3 ve 4 numaralı bozma nedenleri ile ilgili gerekirse ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tuttuktan sonra çıkacak sonuca göre karar vermek olmalıdır. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12648, K. 2013/20854, 3 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama