KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1278 E., 2013/2046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacının ekmek fabrikası olan davalı işyerinde hamur kesme ustası olarak çalıştığı, 2008 yılından itibaren günlük yevmiyesinin 39,00 TL olması gerekirken işverence 32,00 TL olarak ödendiği SGK'na asgari ücretten bildirim yapılıp aradaki farkın elden ödendiği, davalı işverenden ödenmeyen işçilik alacaklarını istemesi üzerine işverenin bir miktar para ödemeyi kabul edip kendisinden tüm alacaklarını aldığına dair yazılı belge istemesi ve kabul etmemesi üzerine iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık izin, bayram tatili, hafta tatili, ödenmeyen ücret alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında davacı işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Yasa maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
2013/1278 - 2013/2046 S/2
İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanununun 323 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre tespit olunmalıdır. İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Ayrıca, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak bu alacakların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Bu alacaklardan yapılan indirim nedeniyle reddine karar verilen miktar bakımından, kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilemeyeceği de kabul edilmiştir.
Somut olayda, dinlenilen tanıklar yapılan bilirkişi incelemesi dosyaya getirtilen işyeri şahsi sicil ve SGK sicil dosyalarının kapsamından, davacıya fiilen 32,00 TL günlük ücret ödendiğinin ayrıca, işyerinin Grup Toplu İş Sözleşmesi kapsamında olduğunun iddia ve ispat edilmediğinin anlaşılması karşısında hiç ödenmediği halde davacının hak ettiği alacakların, günlük ücretin 39,00 TL olduğunun kabulü ile ./..
2013/1278 - 2013/2046 S/3
hesaplanması, bilirkişi tarafından hesaplanan hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacağından hesaplama sırasında yapılmayan hakkaniyet indiriminin yapılarak davacının hak edebileceği bu alacakların miktarı tespit edilerek talepte gözetilerek hüküm altına alınması gerekirken hakkaniyet indirimi yapılıp alacak miktarları belirlenmeden sonuca gidilmiş olması, davacının 39,00 TL ücret alması gerektiği varsayımına dayanılarak fark ücret alacağı yönünden hesap yapılarak ücret alacağına hükmedilmesi,
ayrıca dosyaya sunulan Kırşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/121 Esas sayılı dosyasında davalı Lider Ekmek Fabrikasına karşı açılan işçilik alacaklarına ilişkin davada, davacı tanığı olarak dinlenilen davacının mahkeme huzurunda 17.5.2011 tarihinde “günde 6-8 saat civarında çalışılır, … fazla çalışma yapıldığı çok olmaz, bazen pazartesi günleri bir saat fazla çalışma yapılır,
bayramlarda nöbetçi olmamız halinde çalışılırdı ancak bayram çalışması karşılığında çift yevmiye ödenirdi…” şeklinde beyanda bulunmasına rağmen sadece beyan verdiği dönemde davalı işveren yanında çalışıyor olması gerekçe gösterilerek yeminli ve altını imzası ile tasdik ettiği beyanının kendisini bu davada da bağlayacağı gözardı edilerek fazla çalışma ile bayram ve genel tatil alacağının beyanı nazara alınarak hesaplanması gerekirken hatalı hesaplama yapan bilirkişi raporlarının hükme esas alınmış olması,
ayrıca hüküm altına alınan alacakların davacının brüt ve net olarak talepte bulunup bulunmadığı da gözetilerek brüt mü yoksa net alacak mı olduğu hüküm fıkrasında gösterilmeksizin infazda tereddüt uyandırıcak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1278, K. 2013/2046, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama