KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12871 E., 2013/19900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı işçi, işveren tarafça haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, ücret ve ikramiye alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dava açılmadan önce işveren tarafça son ay ücreti ödendiğinden ücret alacağının reddine, işyerinde ikramiye uygulaması olmadığından ikramiye alacağının reddine, dava açıldıktan sonra 30.03.2012 tarihinde işverence kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğinden kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine, yıllık izin alacağının ise bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararının sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanına hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.( Hukuk Genel Kurulu-2007/14-778 E, 2007/611 K sayılı kararı)
Somut olayda; davacı tarafça 09.02.2012 tarihinde dava açılmış olup, davalı işveren, dava açıldıktan sonra 30.03.2012 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatlarına karşılık olarak toplam 14.890,79 TL ödemeyi banka aracılığı ile yapmıştır. Bilirkişi raporu ile, davalı tarafça yapılan ödemenin kıdem ve ihbar tazminatı toplamını karşıladığı belirlenmiştir.
Mahkemece gerekçeli kararda, söz konusu ödemenin dava açıldıktan sonra yapıldığı ve dava açıldıktan sonra ödeme yapıldığından ödenen miktara ilişkin yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiği belirtilmiştir.
Ödeme yapıldığı kabul edilmiş olan kıdem ve ihbar tazminatı alacakları bakımından dava dilekçesindeki talep miktarları kapsamında avukatlık ücreti ile yargılama giderleri usulüne uygun hesaplandığı halde, ödeme yapılan miktar ve bu ödemeye konu olan kıdem ve ihbar tazminatı alacağı talebi bakımından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, mahkemece hüküm fıkrasında yıllık izin alacağı dışındaki tüm alacak taleplerinin reddine karar verilmiş olması bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12871, K. 2013/19900, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama