KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12933 E., 2013/12969 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, ödenmemiş alacaklarının bulunduğunu iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2011 tarihli ilamı ile özetle, çalışma saatleri bakımından bilirkişi raporu ile iş müfettişinin tespiti arasında çelişki bulunduğu, işverenin tekstil alanında faaliyette bulunduğu gözetilerek işyeri kayıtları üzerinde çalışma sistemi, çıkarılan iş sayısının hesaplama dönemi itibari ile nasıl olduğu, o dönemde bölgedeki tekstil endüstrisinin çalışma sistemi, iş yoğunluğu göz önünde tutularak özellikle davalı tanıklarınca dile getirilen işlerin yoğun olduğu dönemde fazla çalışma yapıldığı olgusunun somut çalışma sistemine uyup uymadığı tespit edilerek fazla mesai yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme bozma kararına uymuş, önce mali müşavir bilirkişiden işverenin mali kayıtlarına ilişkin rapor almıştır. Hesap bilirkişi ise mali müşavirin raporuna istinaden davalı tanık beyanlarını esas aldığını belirterek günde 2, haftada 12 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap etmiştir.
Mahkemece fazla mesai ücreti talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi bozma sonrası yapılan yargılama hüküm vermeye yeterli değildir. Bozma kararında davalı işverenin kayıtları üzerinde inceleme yapılması gerekliliğine işaret edildikten sonra o bölgedeki tekstil endüstrisinin çalışma sistemi, iş yoğunluğu dikkate alınarak davalı tanıklarının beyanlarında belirtildiği şekilde fazla mesai olgusunun somut çalışma sistemine uyup uymadığı hususunun tespiti gerektiği belirtilmiştir.
Bozma kararı uyarınca Mahkeme, işverenin mali kayıtları üzerinde inceleme yaptırmış, bu konuda mali müşavir bilirkişiden rapor almıştır. Mali müşavir bilirkişi işyerinde 2001-2007 yılları arası çalışan işçi sayısını yıllar itibari ile bildirmiştir. Bu tespite göre işverenin yıllar itibari ile çalıştırdığı işçi sayısı giderek azalmıştır. Yine bilirkişinin tespitine göre davalı şirketin satış gelirleri yıllar itibari ile sürekli bir azalma göstermektedir.
Bu saptamaların dışında mali müşavir bilirkişi davalı işverenin fason üretimi yaptığını, süreli işler, siparişler nedeni ile davalı tanıklarının beyanlarında belirtildiği şekilde fazla mesai yapılmasının mümkün olduğu sonucuna varmıştır. Mali müşavir bilirkişinin bu sonuca nereden, hangi verilerden hareketle vardığı anlaşılamamaktadır.
Hesap bilirkişi ise davalı tanıkları iş uzadığında bazen arada bir haftada 2 veya 3 gün 1 veya 2-3 saat fazla mesaiye kalındığını beyan ettikleri halde davacının tüm çalışma süresi boyunca her gün günde 2 haftada 12 saat fazla mesai yaptığını kabul ederek hesaplama yapmıştır.
Bu itibarla hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davalı işverenin tekstil sektöründe faaliyette bulunduğu dikkate alınarak mahallinde keşif yapılıp uzman bir bilirkişiden o dönemde bölgedeki tekstil sektörünün çalışma sistemi, işyerinde uygulanan çalışma sistemi, iş yoğunluğu, işverene ait işyerinde yıllar itibariyle çıkarılan iş ve çalıştırılan işçi sayısına göre davalı tanıklarının beyanlarında belirtildiği şekilde fazla mesai yapılmasının mümkün olup olmadığı, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak belirlenmeli, gerekirse ek hesap raporu da alınarak dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12933, K. 2013/12969, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama