KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/12962 E., 2013/19126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2013
Karar Metni
612 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, 2007-2009 yılları arasında bina ve mal bakıcısı (bekçi) olarak çalıştığı işyerinde davacıyla birlikte 3 bekçinin istihdam edildiğini, birinci bekçinin 07.00-19.00 saatleri arasında, ikinci bekçinin ise 19.00-07.00 saatleri arasında 12 saat görev yaptığını, üçüncü bekçinin ise istirahatta kaldığını, bu şekilde münavebeli olarak ayda 20 gün 12 saat üzerinden 240 saat çalışıldığını, işyeri kayıtları ve aylık nöbet çizelgelerinin bunu doğruladığını, 2010 yılı Haziran ayından itibaren bekçi sayısının dörde çıkarılması suretiyle fazla çalışmanın da ortadan kaldırıldığını ileri sürerek fazla mesai ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iddia ettiği tarihler arasında bina ve mal bakıcısı olarak çalıştığını, bordrolarda görüleceği üzere davacının varsa fazla çalışma ve bayram tatil çalışma ücretlerinin ödendiğini, esasen işyerinde fazla çalışmayı gerektirecek bir iş olmadığını, nöbet çizelgelerine göre davacının 5 gün çalışıp 5 gün istirahat ettiğini, çalışma periyodunun 07:00-19:00 saatleri arasında olduğunu, fazla çalışmasının bulunmadığını, kaldı ki fazla çalışmayla ilgili taleplerin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, 01/01/2007-31-12/2008 tarihleri arasında haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı sonucuna varılarak fazla çalışma ücreti talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.
Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, 2007 yılı Temmuz ayı ile 2009 yılı Şubat ayı arasındaki çalışma dönemini kapsayan ve davalı kurum tarafından hazırlanan aylık nöbet çizelgeleri mevcuttur. Yazılı delil niteliğindeki nöbet çizelgelerinde, davacının 2008 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz ve Aralık aylarında çalışmadığı haftaların bulunduğu ve diğer aylara göre daha az çalıştığı görülmüştür. Bilirkişi raporundaki, davacının 01/01/2007-31/12/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarında, tüm haftalar için aynı şekilde çalıştığının kabulüyle yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla çalışma
alacağına hükmedilmesi hatalıdır. Mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, 01/01/2007-31/12/2008 tarihleri arasındaki çalışma dönemi için aylık nöbet çizelgelerini gösterir kayıtlara göre, fazla çalışma hususunun belirlenmesi ve davacının tüm çalışma süresine göre hak ettiği fazla çalışma alacağı hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerekir.
O halde davalı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
3-Davacı temyizi yönünden ise, işyeri kayıtları esas alınarak yapılan fazla mesai ücreti alacağından hakkaniyet indirimi yapılmaması gerekirken yapılmış olması hatalı olup, hüküm bu yönüyle de bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/12962, K. 2013/19126, 13 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama