KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/1298 E., 2013/2407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2013
Karar Metni
858 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.06.2005 -17.02.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak davalı şirketin Beşiktaş Şubesinde çalıştığını, yasal izin haklarının kullandırılmadığını, yasal süreleri aşacak şekilde fazla çalışma yaptırıldığı halde bedellerinin ödenmediğini, kamu kuruluşlarına da gerçeğe aykırı bildirimlerde bulunulduğunu, davalının çalışanlardan gizleyerek,
aylık ücretleri dilediğinde düşük, dilediğinde yüksek göstererek (aylık ücret Eylül 2008 döneminde 730,88 TL gösterilmişken, Eylül 2009 döneminde 693,00 TL) ilgili kuruma prim ödemesi yaptığını, 2008 yılından itibaren davacıya asgari geçim indiriminin ödenmediğini, davacının rızası bulunmadığı halde ücretinde bu tutarda indirime gidildiğini, hamilelik ve süt izinlerinin kullandırılmadığını, performans karşılığı primleri ile yol ve yemek yardımlarının ödenmediğini ve işten çıkarma tehdidiyle son 3 yıl boyunca ücretine zam yapılmadığını, sigorta primlerinin,
gerçeğe aykırı ücret tutarları veya çalışma süreleri bildirilerek eksik ve hiç ödeme yapılmadığının tarafından tespit edilmesi üzerine, Karşıyaka 5. Noterliği’nden keşide edilen 17.02.2011 tarihli ve 05249 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile iş akdinin .../..
2013/1298-2407 S.2
haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücretleri, performans karşılığı primleri ve diğer haklarının yazılı ve sözlü taleplerine rağmen ödenmediğini iddia ederek, kıdem tazminatı, yıllık izin, yol ve yemek yardımı, fazla çalışma ücretleri ve performans karşılığı primi ve asgari ücret indiriminin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.06.2005 -22.02.2011 tarihleri arasında davalı firmada çalıştığını, çalıştığı süre boyunca tüm yasal hak ve alacaklarının davacıya eksiksiz ödendiğini, tüm izinlerinin kullandırıldığını ve tüm sigorta primlerinin de çalışmasına uygun olarak eksiksiz yatırıldığını, davacının aylık ücretine ilişkin iddianın da gerçeği yansıtmadığını, davacının iş akdinin feshine yönelik irade beyanının istifa beyanı olarak değerlendirildiğini, bu yüzden kendisine kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının primlerinin eksik yatırıldığı ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediği anlaşıldığından davacının feshinin haklı bulunduğu, davalı tarafından işe giriş-çıkış kayıtlarını gösterir listeler ibraz edildiği ve buna göre davacının kayıtlı dönem olan 01.02.-15.02.2011 döneminde fazla çalışmasının bulunmadığı, öncesi dönemde ise tanık beyanlarına göre haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacı işçinin fazla mesai alacağının olup olmadığı konusunda uyuşmazlık söz konusudur.
Fazla mesai yaptığını ispat yükü işçiye, çalışma olgusunun ispatlanması halinde ücretlerinin ödendiğini ispat yükü ise işverene düşmektedir.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanlarıyla sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalarda bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı .../..
2013/1298-2407 S.3
belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı davalı işyerinde İngilizce Bölüm Başkan yardımcısı ve İngilizce öğretmeni olarak çalışmıştır. Davacı taraf fazla mesai yaptırıldığında karşılığının ödenmediğini, davalı taraf ise davacının çalıştığı tüm dönemde yasal haklarının kendisine ödendiğini beyan etmiştir.
Dosyada bulunan 01.02.2010-15.02.2011 tarihleri arası davacının işyerine giriş çıkış kayıtlarını gösteren listede bu dönemde günlük çalışma saatlerinin 6-7 saat olduğu ve davacının bazı haftalarda 3 gün bazı haftalarda ise 5 gün bazı haftalarda ise 6 gün giriş çıkış kayıtlarının bulunduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davacının 01.02.2010-15.02.2011 tarihleri arası işyeri giriş çıkış kayıtları olduğundan ve bu dönemde yasal çalışma süresini aşan çalışması bulunmadığından fazla mesai alacağı hesaplanmamış, kalan dönemlerde ise hafta da 7,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir.
Bilirkişi raporunda beyanlarına itibar edilen davacı tanıklarından ... davacının haftada yaklaşık olarak 3 gün 2’şer saat fazladan çalışma yaptığını, Doğa Som ise davacının haftada 6 gün 09-18 arası çalıştığını, çalışmanın 3 gün 20.00‘a kadar uzadığını belirtmişlerdir. Tanıklardan ... davalı işyerinin Fatih Şubesinde çalışmış ve bazen de davacının çalıştığı şubede de derse girmiştir. Bu nedenle davacının tüm çalışma saatlerini bilmesi düşünülemez. Diğer tanık Doğa Som’un ise işverene karşı açmış olduğu davası olduğundan beyanlarına itibar edilmemesi gerekir.
Bu tespitler karşısında dosyaya sunulan ve davacının son 1 yıllık çalışmasını gösteren işyeri giriş çıkış kayıtlarına göre davacının haftalık yasal çalışma sınırını aşan bir çalışmasının olmadığı, çalışmanın esnek çalışma saatlerini kapsadığı bu nedenle bu çalışma şeklinin daha önceki çalışmasında da gerçekleşmiş olabileceği ve beyanları hükme esas alınan davacı tanıklarının da birinin davalı işverene karşı açmış olduğu davasının olması ve diğerinin de başka bir şube de çalışıyor olması karşısında davacının fazla mesai alacağı talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
.../..
2013/1298-2407 S.4
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1298, K. 2013/2407, 7 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama