KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13133 E., 2013/19438 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı vekili, davacının 15/10/2007- 02/06/2009 tarihleri arasında anaokulu öğretmeni olarak çalıştığını, son ücretinin aylık 1.000,00 TL net olduğunu, 08/06/2009 tarihinde evleneceği gerekçesiyle davalı şirkete bildirerek iş akdini feshettiğinden 1.000,00 TL kıdem tazminatı ile 500,00 TL izin ücretinin davalıdan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 05.06.2009 tarihinde hiçbir geçerli sebep göstermeden kendi isteği ile ayrıldığını, her ne kadar 08.06.2009 tarihinde evlilik sebebi ile ayrıldığını beyan etmiş ise de bu tarihte evlenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı 28.05.2009 tarihinde davalıya verdiği dilekçe ile 08.06.2009 tarihinde evleneceğini belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Davalı işveren 03.06.2009 tarihinde MEB’e üstyazı yazarak davacının ayrılmak istediğine dair dilekçesini göndermekle zımni olarak evlilik nedeniyle ayrılmak istediğini kabul etmiştir. Kaymakamlık tarafından 04.06.2009 tarihinde bu çıkış 08.06.2009 tarihinden geçerli olmak üzere olur ile kabul edilmiştir.
Davacı Kartal 3. Noterliği'nin 25016 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 02.06.2009 tarihinde evlilik nedeniyle ayrılmak istemesinin işverence kabul edilmediğini belirterek 08.06.2009 tarihi itibariyle istifa edeceğini ihtar etmiştir. Bu ihtaranme 05.06.2009 tarihinde işverene ulaşmıştır. İşverenin yukarıda açıklandığı üzere davacının 08.06.2009 tarihinde ayrılmasına ilişkin Kaymakamlığa yazdığı zımni olur yazısı 03.06.2009 tarihlidir.
Davalı işveren davacının evlenmeden işten ayrılamayacağına ilişkin iradesini açıkça ortaya koymadığından sözleşmenin evlilik nedeniyle feshedildiği ve feshin 08.06.2009'da hüküm ve sonuçlarını doğuracağı açıktır. Nitekim Kaymakamlık yazısında da işten çıkış tarihinin 08.06.2009 olduğu görülmektedir. Ancak, davacının dosyaya sunulan nüfus kaydından evliliğin davacının iddia ettiği 08.06.2009 tarihinde değil 13.06.2009 tarihinde gerçekleştiği görülmektedir.
İki tarih arasında 5 işgünü olup sözleşmenin işverene haklı feshi imkanını sağlayan kanuni devamsızlık süresinin üzerinde olduğu ve davacının Noterden gönderdiği ihtarnameden işverenin erken fesihe rızasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların anlaşması dışında evlilik gerçekleşmeden sözleşmenin feshedilmesinin işçiye haklı fesih imkanı vermeyeceği dikkate alınmadan kıdem tazminatı talebinin kabulü isabetsiz olmuştur.
3-Davalı 30.06.2011 tarihli dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacıya yıllık izin konusunda yemini yaptırılmadan alacağının hüküm altına alınması da hatalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13133, K. 2013/19438, 18 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama