KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13282 E., 2013/19911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2013
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalıya ait işyerinde pazarlama departmanında yönetici olarak çalıştığını, iş akdinin davalı tarafından haklı bir gerekçe gösterilmeden fesh edildiğini belirterek, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının işyerinde yönetici olarak çalıştığı iddialarının aksine müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, aylık net ücretinin ücret bordrolarında gösterildiği gibi olduğu, elden bir ödeme yapılmadığını, davacının son aya ilişkin 6 günlük ücretinin banka hesabına yatırıldığını başkaca da alacağının kalmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, İşverence ödenmiş olan kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret miktarları mahsup edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, hesaplamaya esas ücretin belirlenmesi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin
özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve özellikle ilgili meslek odasından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda; davacı taraf aylık net 2.400,00 TL ücretle çalıştığını iddia etmektedir. Davacı tanıkları davacı iddiasını doğrulamışlardır. Davalı taraf ise, davacının bordrolarda gösterilen ücret karşılığı çalıştığını savunmaktadır. Davalı taraf dosyaya bir kısım imzalı bordrolar sunmuştur.
Mahkemece, emsal ücret araştırması yapılmaksızın, bilirkişi raporundaki seçenekli hesaplamalardan, davacı iddiasına göre yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Yapılması gereken, davacının çalıştığı işyeri nazara alınarak, davacının ünvanı, mesleki kıdemi, eğitim durumu açıkça belirtilmek suretiyle daha detaylı şekilde, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından ve özellikle ilgili meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının aldığı ücret belirlenmeli ve işçilik alacaklarının bu ücrete göre hesaplanması gerekirken, davacı beyanları esas alınarak ücretin aylık net 2.400,00 TL olduğunun kabulüyle sonuca gidilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13282, K. 2013/19911, 21 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama