İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/13462 K.2013/7724

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş…

Esas2013/13462Karar2013/7724Tarih26 Nisan 2013Okuma5 dk · 1.026 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2013/13462 E., 2013/7724 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Nisan 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.026 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 26.04.2013 gününde oyçokluğuyla KESİN olarak karar verildi.

Muhalefet Şerhi

Dava dosyasındaki belge ve bilgiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davaya konu olayın;

Davacı işçinin de dahil olduğu bir grup işçinin, bağlı oldukları sendikanın bu yöndeki telefon mesajıyla, çalıştıkları işyerinde topluca çalışmamak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak işi bırakmaları ve işlerine belli bir süre gitmemeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, toplu pazarlık ya da taraflar arasında devam eden herhangi bir toplu görüşme pozisyonuyla da ilgili olmadığı için işveren tarafının durumdan daha önceden haberdar edilmediği açıktır.

Taraflar arasında toplu iş sözlemesi yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin iktisadi ve sosyal durumlarıyla, çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek amacıyla, yasadan doğan ve kendileri için en meşru bir hak sayılabilecek GREV HAKKI için aranan şartlar gerçekleşmeden, oluşa uygun gerçekleşen eylemin kanun dışı grev olduğu hususunda hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.

Kanun dışı grev yapılması halinde, işveren, böyle bir grevin yapılması kararına katılan, böyle bir grevin yapılmasını teşvik eden destekleyen veya böyle bir greve katılan işçilere feshi ihbara lüzum olmadan ve herhangi bir tazminat ödemeye mecbur olmaksızın hizmet akitlerini feshedebilir.

Bu husus gözardı edilerek, davanın REDDİ yerine kabulüne karar verilmesi yönündeki yerel mahkeme kararının ONANMASI yönünde verilen çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Muhalefet Şerhi Somut olayda yasaya uygun olarak alınmış bir grev kararı bulunmamaktadır.

Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2822 sayılı Kanunun 25/I'de grev tanımı, 25/II'de kanuni grevin tanımı 25/III'de kanun dışı grevin tanımı yapılmıştır. 27. madde de kanuni grev kararının alınması usulü belirlenmiştir. 45 maddede kanun dışı grevin sonuçları düzenlenmiş 47. madde de ise grevin veya lokavtın iyi niyetli kurallarına aykırı tarzda toplum zararına ve milli serveti tahrik edecek şekilde kullanılmayacağı düzenlenmiştir.

Aynı kanun 73. maddesinde ise kararlara yani Yasama Yürütme Yargı organları ile merkezi veya mahalli idarelerce bir kararın alınmasını protesto etmek amacıyla yapılan kanun dışı grev veya lokavt kararı verenler, teşvik edenler, zorlayanlar veya propangadasını yapanlar hakkında cezai yaptırım belirlenmiştir.

2822 sayılı kanundaki düzenlemeler karar tarihi itibariyle yürürlükte olan hemen hemen aynı şekilde 6356 sayılı kanunda düzenlemiş ve özellikle 2822 sayılı kanun 45. maddedeki düzenleme aynen 6356 sayılı kanunun 70. maddesine alınmıştır.

Yasada belirtilmiş usule uyulmaması, yani yetkili işçi sendikasının usulüne uygun kararının bulunmaması, arabuluculuk safhasının gerçekleşmemiş olması, grev kararının süresi içinde alınıp karşı tarafa bildirilmemiş, ilan edilmemiş ve yasal süresi içinde uygulamaya konmamış olması grevi yasa dışı kılar. Bu yüzden uyarı grevi gibi grevler yasanın aradığı usul şartlarına uymadığından yasadışı sayılır.

Uygulamada direniş adı verilen toplu eylemlerde de mesleki amaç gözetilmiş dahi olsa kanunun aradığı şartlara uyulmadan yapılmış olacağından bu eylemler de yasal grev sayılmaz. Hatta TİSGLK, işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişleri yasa dışı grev olarak nitelendirmemiş fakat bunlar hakkında yasa dışı grevin yaptırımlarının uygulanacağını öngörmüştür.

Keza işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnmeler aynı zamanda işçilerin bağlılık borcu ile iş görme borcuna aykırılık oluşturacaktır. Dolayısıyla 4857 sayılı Kanunun 25/II maddesi gereği işverene haklı fesih imkanı tanıyacaktır.

Örnek bir olayda işçilerin sendikal sorunlarını dile getirmek amacıyla bir hafta süre ile iş yerinden hiç ayrılmayıp, işi de bırakmamalarına karşın üretimi engellemeleri nedeniyle işveren tarafından yasadışı greve katıldıkları gerekçe gösterilerek haklı nedenle işten çıkartılmıştır. Yargıtay 9. HD. 10.07.2006 tarih 16181 E. ve 20350 Karar sayılı ilamı ile bu eylemin üretimi durdurmadığını gözönünde tutarak eylemi ne yasadışı grev ne de haklı fesih nedeni saymıştır.

Ancak Yüksek Mahkemeye göre bu eylem geçerli bir fesih nedeni oluşturur. Uygulamada zaman zaman görülen toplu vizite eylemlerini de direniş kavramı içinde mütalaa etmek gerekir. Çünkü buradaki amaç yasal bir hakkın kullanılması görünümü altında işi yavaşlatma ya da verimi düşürme yoluyla işveren üzerinde baskı kurmaktır.

Somut dava konusu olayda ise hem toplu vizite ile işe gelmeme hem tarifeli uçakların kalkışını engelleyerek işi bırakma söz konusu olduğundan, işverene hem zarar verilmesi hem de bir baskı söz konusudur.

Gerçek amacı TİS bağıtlamak olmayan ya da muhtevası itibariyle TİS biçiminde düzenleme amacı taşımayan; örneğin Yasama ya da Yürütme organını karar almaya zorlamak amacıyla yapılan grevlerin yasadışı olduğunda kuşku bulunmamalıdır. Bu tür grevler, işçilerin iktisadi ve sosyal çıkarlarını koruma ve düzeltme amacı taşısalar dahi grevin gerçek muhatabı ya başka işverenlerdir ya da Devlettir. Gerçek amacın toplu sözleşmeye ulaşmak olmayıp, somut olayda olduğu üzere, yasal düzenlemeyi bertaraf veya protesto gibi başka amaçlar için yapılan grevler de yasadışı kabul edilmelidir.

Yasadışı grev yapılması, bu greve katılanlar için yasadışı greve katılmış olmanın yanında işe devamsızlık, bu greve karar vermeye buna katılmaya teşvik eden ve zorlayanlar için ise dürüstlük kuralına aykırılık veya işverene sadakatsizlik teşkil eder. Böyle bir durumda işverenin bu işçilerin hizmet akitlerini feshi ihbar önellerine uyma ve herhangi bir tazminat ödemek zorunda olmaksızın haklı nedenle feshedebilme imkanı bulunmaktadır.

Yargıtay 9. HD. 22.04.1998 tarih 4345 E, 7650 K. sayılı ilamında da talepleri işverence kabul edilmeyen işçilerin iş saatleri içinde topluca çalışmama, direniş veya oturma eyleminde bulunmalarının işverene haklı fesih yetkisi vereceğine karar vermiştir.

Kaldı ki, yukarıda da bahsedildiği gibi davacı işçilerin eylemi hem yasal grev prosedürüne uygun bulunmamaktadır, hem de işverenin yanısıra TBMM'nin yasama faaliyetine karşı bir protesto niteliği arzetmekterdir ki bu tür eylemlerin hukukça korunması mümkün değildir.

Dava konusu eylemin mevzuatımıza göre yasadışı olmasına, ILO sözleşmeleri veya Uluslararası hukuk ve uygulamalarda bu tür eylemlerin korunduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmamasına karşın, işçilerin uymakla yükümlü olduğu kanunların yok sayılması, gelecekteki benzer eylemler için olumsuz bir referans olacaktır.

Olayımızda, sendikanın e-mail içeriği ile 279 kabin görevlisinin aynı gün rapor almış olmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu (ki işyerinde günlük rapor ortalaması 30'dur), eylemin şekli ve amacı, davacıların toplu şekilde gerek havaalanında eylem yapmak gerekse bir kısmınında rapor almak suretiyle görevlerine gelmeyerek sefer iptallerine sebebiyet verdikleri ve bu şekilde yasadışı eyleme katıldıkları sabit olmakla, davacıların bu eylemlerinin hem yasadışı grev niteliğinde bulunması, hem de işçinin bağlılık yükümlülüğü ile işgörme borcuna aykırılık oluşturması nedeniyle davacıların iş akitlerinin feshinin haklı nedenle yapıldığı ve buradan hareketle davacının davasının reddi gerektiği kanaati ile Yüksek Daire çoğunluğunun görüşüne katılmamaktayım. 26.04.2013

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13462, K. 2013/7724, 26 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/13462
Karar No
2013/7724
Tarih
26 Nisan 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/13463 K.2013/7725
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2013/13463 K.2013/16109
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/13464 K.2013/7726
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/13465 K.2013/7734
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2013/13466 K.2013/11283
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2013/13466 K.2013/7735

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.