KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13605 E., 2013/20663 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2013
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde makine bakım ustası olarak çalıştığını, iş akdini, yıllık izinlerinin kullandırılmaması ve genel tatil alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiğinden bahisle kıdem tazminatı ile yıllık izin ve genel tatil alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş akdini ustabaşı ile tartıştıktan sonra işyerini terk edip gitmesi nedeniyle devamsızlık nedeniyle feshettiklerini ve davacının tüm haklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının iş akdini dinlenme hakkının kullandırılmaması ve 2008 yılına ait genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olarak feshettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, davacının iş sözleşmesini feshinin haklı olup olmadığı ve genel tatil ücretlerine hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, iş sözleşmesini yıllık izninin kullandırılmaması ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi gerekçesiyle feshetmiştir. Davacıya yıllık iznini ne zaman kullandıracağı, işverenin takdirindedir. İşyeri koşullarına göre belirlediği tarihte kullandırır. Somut olayda davacının davalıya ait işyerinde toplam 2 yıl 8 ay 6 gün çalıştığı ../..
kullandırılmayan 14 günlük yıllık izin süresinin bulunduğu, işverenin uzun yıllar işçiyi yıllık izin kullandırmadan çalıştırdığından ve işçinin ısrarla talep etmesine rağmen yıllık izin hakkının kullandırılmadığından sözedilemeyeceği açıktır. Bu nedenle, yıllık izin kullandırılmadığı gerekçesiyle yapılan fesih, haklı fesih değildir.
Davacının genel tatil ücretinin ödenip ödenmediği ve bu nedenle feshin haklı olup olmadığı konusuna gelince; mahkemece davalının sunmuş olduğu 2008 yılı puantaj kayıtlarında davacının imzası olmadığı için itibar edilmediği, bu nedenle 2008 yılı için genel tatil ücreti tahakkuk ettirildiği kabul edilmiş ise de, sunulan puantaj çizelgelerine göre davacının, kart basmak suretiyle işyerine giriş- çıkış yaptığı, dolayısıyla imzalı puantaj kaydı olmadığı anlaşıldığından bu puantaj kayıtlarına göre genel tatil ücretini belirlenmesi gerekir.
Sunulan puantaj kayıtlarında davacının 2008 yılı içinde genel tatil çalışması bulunmadığından, davacının genel tatil ücreti alacağı da bulunmamaktadır. Zaten mahkemece, aynı yöntemle tutulmuş 2009-2010 ve 2011 yıllarına ait puantaj kayıtlarına değer verip 2008 yılı kayıtlarına ise davacının imzasının olmaması nedeniyle değer vermeyerek çelişkiye düşülmüştür.
Bu durum karşısında, davacının feshinin, genel tatil ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı olduğu yolundaki mahkeme kabulü de isabetsizdir. Tüm bu bilgiler ışığında davacının genel tatil ücreti alacağının ve kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacı dava dilekçesinde kıdem tazminatı da dahil tüm alacaklar için temerrüt tarihinden itibaren, ıslah dilekçesinde ise kıdem tazminatına akdin feshi tarihinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiştir. Bu durumda dava dilekçesinde kıdem tazminatı olarak talep ettiği 50,00 TL'na ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 1.3.2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken fesih tarihi olan 24.2.2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması da hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13605, K. 2013/20663, 2 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama