KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13620 E., 2013/20331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı bir nedene dayanmaksızın feshedildiğini ileri sürerek,kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma,hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının hüküm altına alımasını istemiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ve davacının davalı işverenden herhangi bir alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
Karara esas alınan bilirkişi raporunda; yıllık izin defteri ve izin talep dilekçesine istinaden davacının 1.7.2008-17.7.2008 ve 25.2.2011-11.3.2011 tarihleri arasında
28 gün izin kullandığı, hak edilen izin süresinin 42 gün olduğu, bu nedenle 14 günlük izin karşılığı yıllık izin ücretinin hesaplanması gerekeceği değerlendirmesi ile net 266,10 TL yıllık izin ücreti hesaplanmış,Mahkemece de bu tutar hüküm altına alınmıştır.
Davalı tarafça sunulan ve davacı imzasını taşıyan 2009 yılı Temmuz ayı bordrosunda brüt 323,40 TL yıllık izin karşılığı ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Söz konusu bordro nazara alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetsizdir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13620, K. 2013/20331, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama