KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13625 E., 2013/15285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2013
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davalının Ankara Bölge Müdürlüğünde Muhaberat Sözleşme Görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alınan karar gereği çalışmakta olduğu bölge teknik birimindeki görevli pozisyonunun kaldırılması nedeniyle tüm hakları ödenerek iş sözleşmesiin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işveren tarafından yapılan feshin geçerli nedene dayandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı işverence 08.03.2010 tarihli toplantı sonucunda " Bölgelerinde aynı hızı yakayabilmesi için Bölge Müdürleri ve Acente temsilcilerinin motive edilmesine, bunun dışında bölgelerde yeni bir yapılanma çerçevesinde eleman azaltılmasına karar verildiği, öncelikle bölgelerde Bölge Yönetmeni kadrolarının azaltılarak 2011 de tamamen kaldırılmasına ve diğer bölge birimlerinde de kademeli olarak eleman azaltılmasına karar verildiği" belirtilmiş olup ibraz edilen organizasyon şemalarından da davacının çalıştığı anlaşılan Ankara Bölge Müdürlüğü Teknik departmanı altında yer alan muhaberat biriminin kaldırıldığı, ancak Tahsilat birimi altında yer alan muhaberat biriminin ise halen devam ettiği görülmüştür.
Davacı ile akdedilen hizmet sözleşmesi hükümleri gereğince grup şirketleri bünyesinde nakle ilişkin açık hükümlerin bulunduğu, yine davacının davalı işyerinde yaklaşık 16 yıl hizmeti bulunduğu, işyerinde uzman yardımcısı olarak çalışan bir işçiye İstanbul'da çalışması teklif edildiği ve bu işçinin fesihten sonra Mayıs ayında İstanbul Genel Müdürlüğünde çalışmaya başladığı görülmüş olmakla, davalı işverenin de kabulünde olduğu üzere davacıya eş değer ya da daha alt bir görev teklifinde bulunulmadığı, bilirkişi raporunda 2011 yılında işten 8 görevlinin ayrıldığı, 5 görevlinin ise işe alındığının anlaşılması,
işe alınan bu işçilerin fesihten 1 ay önce ve fesihten 12 gün geçtikten sonra işe alındıkları, bu işçilerden 1 tanesinin nakil ile görev yerinin değişmiş olduğunun anlaşılması karşısında davacının unvanının kaldırılmış olmasına rağmen davalı işverence özellikle feshin son çare olarak uygulandığı ispat edilemediği görülmüştür.
Bu nedenle gerek iş sözleşmesindeki nakle ilişkin açık düzenlemeler ve gerekse davacıya bir başka yerde/görevde çalışmasının teklif edilmemiş olduğunun açık olması ve davacı ile aynı unvanda işçilerin alınmış bulunması karşısında işveren tarafından feshin son çare olarak uygulandığı ispat edilemediğinden yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Buna rağmen mahkemece, eksik değerlendirme ile yapılan feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13625, K. 2013/15285, 23 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama