KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13767 E., 2013/21085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2013
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, iş akdinin 05/05/2009 tarihinde haklı nedenlerle feshedilmesi nedeniyle 07/06/2001 ile 05/05/2009 tarihleri arasında davalı işyerinde çalışmasına bağlı olarak işçilik alacaklarına ilişkin olarak açtığı, Uşak İş Mahkemesinin 2009/388 Esas nosunda görülen davada, davanın kabulüne karar verilerek,
kıdem tazminatı alacağı yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının bakiye 2.274,57 TL. brüt kıdem tazminatı alacağının olduğunun belirlendiğini, mahkemece verilen karar uyarınca davalı aleyhine ilamlı takibe ve ayrıca bilirkişi raporunda belirtilen ve likit ve muaccel hale gelen fazlaya ilişkin hakları için de icra dosyası ile ilamsız takibe geçtiklerini,
borçlu-davalının dava konusu ilamsız icra takibine itiraz ettiğini ve İcra Müdürlüğü'nün 06/12/2010 tarihli kararı ile borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğunu bildirerek borçlu-davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatı alacağının tahsilini istemiştir.
Davalı, açılan davanın Uşak İş Mahkemesinin 2009/388 Esas, 2010/697 Karar sayılı dosyasında bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarlar bakımından yapılan icra takibine ilişkin olduğunu, bu dosyanın henüz temyiz aşamasında olup kesinleşmediğini, bu sebeple Yargıtay'dan dönüşünün beklenilmesi gerektiğini, %40 icra inkar tazminatını kabul etmediklerini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının kıdem tazminatının 16/06/2010 havale tarihli ek bilirkişi raporuyla 12.274,57 TL olarak tespit edildiği, Mahkememizin 2009/388 E.2010/697 K. sayılı kararı ile bu miktarın 10.000,00 TL'nın tahsiline karar verildiği ve kesinleştiği, bakiye alacak yönünden icra takibi yapıldığı, davalı tarafın kesinleşen bu miktara itirazının haksız olduğu üstelik bakiye kıdem tazminatı miktarının belli ve likit olduğu gerekçesiyle, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacı yararına %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İ.İ.K. 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Yasanın değişikliğe ilişkin maddesi Resmi Gazetede yayımlandığı 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve İİK.'nun 67/2.maddesindeki düzenleme emredici olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal etkisini göstereceğinden tamamlanmamış tüm hukuki durumlara uygulanması gerekeceği dikkate alındığında, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
KARŞI OY
Mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır, zira davacı tarafından icra takip talebinde bulunulan tarihte kısmi davanın kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Kısmi davaya ilişkin mahkeme kararının bozulması durumunda alacağın likit olmayacağı, ayrıca takip konusu alacağın kısmi davanın sonucuna bağlı olması nedenleriyle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun düzelterek onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13767, K. 2013/21085, 5 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama