KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13800 E., 2013/12928 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2013
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı 406,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev ve bahçe niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 226,13 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 180,72 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar davacı Hazine dava dilekçesinde tapu kaydından bahsetmiş ise de yargılamanın ilerleyen aşamalarında davacının tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısını açıkça bildirmediği, dava ve temyize konu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 180,72 m² yüzölçümündeki bölümünün davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait hizmet mallarından olduğu,
taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı yararına 3402 sayılı kadastro kanununun 14. Maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki. Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile taşınmazın bir bölümünün davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği halde kabul edilen bu bölümün hangi ada ve parsel numarası ile tapuya tescil edileceğinin hüküm yerinde gösterilmeyerek infazda tereddüt yaratılması,
ayrıca mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” yasal düzenlemesine rağmen davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunması,
yine davacı Hazine'nin taşınmazın arzına yönelik dava açtığı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesata yönelik bir davasının bulunmadığı gözetilmeksizin davacı Hazine adına tescile karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan muhdesatın davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi hususları isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de;
yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bölümünün 2.satırında yazılı bulunan “iptali ile“ sözlerinden sonra gelmek üzere araya “aynı adanın son parsel numarası verilerek” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3, 4, 5 ve 6 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 3. bent olarak "Davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ayrıca davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13800, K. 2013/12928, 9 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama