KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/13863 E., 2013/18901 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava Türü
- Alacak
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, çalıştığı süreye ait ücret ve diğer yasal haklarının ödenmediğini iddia ederek ödenmeyen ücret ve bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının Hat İnşaat İşçisi olduğunu, taşeronluk ilişkisi kalmayınca işten ayrıldığını, iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme tarafından toplanan kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hukuk yargılamasında ispat araçlarından olan “Yemin” 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Yasanın 225'nci maddesine göre, yeminin konusunu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalar teşkil eder. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.
Somut olayda; davalı vekili cevap dilekçesinin deliller bölümünde yemin deliline dayandığından davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre
karar verilmesi gerekirken, davalı tarafa bu hakkı hatılatılmadan üstelik davacıya mahkemece resen yemin ettirilmediği halde resen yemin ettirildiği gerekçede yazılarak eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Kabule göre de;
Davacının aylık ücreti ihtilaflıdır.
Davacı vekili davacının fesih tarihindeki aylık ücretinin net 1.800,00 TL olduğunu ve inşaat ustası olarak çalıştığını iddia etmiştir.
Davalı vekili talep edilen ücretin hayal mahsulu olduğunu savunmuştur.
Davacı tanıkları iddiayı teyit eder mahiyette beyanda bulunmuş ve davacının inşaat ustası olduğunu söylemişlerdir.
Mahkemece emsal ücret araştırması yapılmış, müzekkereye davacının 20 yıllık inşaat ustası olduğu yazılmıştır. ... Sendikası ile ... Ticaret ve Sanayi Odası inşaat ustasının alabileceği ücreti bildirmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... Ticaret ve Sanayi Odasının bildirdiği ücretin iddianın üzerinde olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak hesaplama yapılmıştır. Davacı işçinin alabileceği ücret konusunda yapılan emsal ücret araştırması yeterli değildir.
Hesaplamalara esas alınan ... Ticaret ve Sanayi Odası davacı işçi açısından meslek odası olmadığı gibi ücreti piyasa araştırması yaparak tespit ettiğini bildirmiştir. Davalı vekilinin temyiz dilekçesine eklediği ... isimli işçi tarafından açılan dava dosyasına gönderilen ... İnşaat Mühendisleri Odası 13 yıllık inşaat mühendisi için net 1650,00 TL ücret bildirmiştir.
Davalı vekili ayrıca davacının 20 yıllık kıdeme sahip olmasının mümkün olmadığını, çalışma hayatı boyunca inşaat işi ile alakası olmayan işlerde ve işyerlerinde çalıştığını ileri sürmüştür.
Bu itibarla, öncelikle davacının işyerinde fiilen yaptığı inşaat ustalığı işinin ne olduğu (demir, kalıp, duvar ustası ve benzeri) ve inşaat ustalığı işindeki kıdemi tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmeli, daha sonra davacının yaptığı iş, meslekteki ve işyerindeki kıdemi, iş yerinin bulunduğu yer ve diğer özellikleri belirtilmek sureti ile ilgili meslek odalarından alabileceği ücret sorulmalı, dosya içindeki diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek davacının ücreti belirlenmeli, işçilik alacakları buna göre hesaplanmalıdır.
Yapılacak iş; davacının alabileceği ücretin miktarının tespitiyle ilgili araştırma yapıp eksiklerin ikmalinden sonra yemin konusunda usuli işlemleri yerine getirmek ve sonrasında dava konusu taleplerle ilgili ek hesap raporu almak ve dosya içindeki diğer delillerle birlikte değerlendirerek bir karar vermektir.
Mahkemece eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/13863, K. 2013/18901, 12 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama