KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2013/14102 E., 2013/21349 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2013
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraf vekillerince süresi içinde temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, davalı işyerinde şoför olarak çalışırken iş akdini, yaş şartı dışında emeklilik şartlarının oluşması nedeniyle feshettiğini, çalışması sırasında haksız olarak yapılan sefer primi kesintileri ile kıdem tazminatı ve bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının istifa ederek ayrıldığını, tüm haklarının ödendiğini ve sefer priminin davacıya ek ücret olarak değil, masrafları için harcırah olarak verildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının sefer priminden yapılan kesintilerin somutlaştırılmadığından bahisle bu talebin reddine, diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, kendisine ödenmesi gereken sefer primlerinden haksız kesinti yapıldığını iddia ederek bunların ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hangi seferde ne kadar kesinti yapıldığının davacı tarafından net olarak ortaya konulmadığı gerekçesiyle bu isteğin reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içinde bulunan sefer maliyet raporlarında bazı kesintilerin yapıldığı görülmektedir. Davalının bu kesintileri yapmakta haklı olduğunu ispat edememesine göre, davacının sunmuş olduğu sefer maliyet raporunda yapılan kesintilerin bilirkişiye hesaplattırılarak bu miktarın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/14102, K. 2013/21349, 9 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama